GALATASARAY TURU HEDİYE ETTİ

 

 

Bu hafta yine Avrupa Kupalarıyla ilgili yoğun bir trafik yaşadık. Şampiyonlar Ligi’nde artık sona yaklaştık. Takımlarımız bu hafta, gruplarındaki son maçlarını oynayacaklar ve bayanlar çeyrek finaldeki rakiplerini beklerken, erkek takımlarımızda nerede hata yaptıklarını düşünerek gelecekle ilgili tekrar planlar yapmaya şimdiden başlayacaklar.

CEV de  Erdemirspor yoluna devam edecek ama Galatasaray Bayan Takımı elindeki fırsatı kaçırarak nasıl elendiğinin sorgulamasını yaparak günlerini geçirecek.

Haftanın maçlarına bir göz atalım ve  gelecek ile ilgili görüşlerimizi dile getirelim.

 

ECZACIBAŞI HEDEFE YAKIN

 

Şampiyonlar Ligi’ ndeki  başarılı takımımız Eczacıbaşı, geçtiğimiz hafta evinde Hırvat takımı Kastela’ yı zorlanmadan 3-0 la geçti. İki takım arasındaki güç farkı başka bir sonucun ortaya çıkmasına zaten olanak vermiyordu. Ekibimiz güle oynaya sonuca gitti. Böylece çeyrek finali garantiledi. Ancak Eczacıbaşı’ nı şimdi  zor bir maç bekliyor. Takımımızın İspanya’ daki Tenerife maçını kazanması gerekiyor. Çünkü bu mücadele sonunda çeyrek finaldeki rakibi belli olacak.

 

VAKIF GÜNEŞ, MARIBOR ENGELİNİ 3-0 İLE AŞTI

 

Şampiyonlar Ligi’ ndeki 5. maçını Slovenya’ da oynayan Vakıf Güneş son set dışında rakibi karşısında sıkışmadı ve maçı 3-0 kazandı.

Vakıf Güneş’ in bu mücadelesinden çok Slovenya’ ya girişiyle ilgili bir söylenti gündeme oturdu. Bir gazetede de yer alan bu haber üzerine ortalık biraz karıştı. Ertesi günü aynı gazete haberi biraz yumuşatarak ve başka boyuttan ele alarak olayı kurtarmaya çalıştı ama bu habere Güneş Sigortalıların özellikle de Menajer Nalan Ural’ ın tepkisi büyüktü.

Sanırım sonunda olay tatlıya bağlandı ve fazla büyütülmeden kapandı.

 

GÜNEŞ,  BÜYÜK BİR ŞANS YAKALADI

 

Maribor karşılaşması sonrası CEV den gelen bir haber Güneş Sigorta’ yı sevince boğdu. Şampiyonlar Ligi’ nde organizasyon hataları yapan İtalyan ekibi Reggio Calabria CEV tarafından cezalandırıldı ve ihraç edildi.

Böyle olunca Güneş Sigorta’ nın bir anda gruptaki konumuda değişti. Grup ikinciliğini otomatikman yakalayan takımımızın önüde açıldı.

Şimdi, Güneş Sigorta bugün oynayacağı Cannes karşılaşmasını 3-0 kazanırsa çeyrek finale grup birincisi  olarak yükselebilir. Diğer sonuçlarla yani 3-1 veya 3-2 kazanırsa en iyi grup ikincisi olarak çeyrek finale çıkabilir. Bu da seri başı avantajı getirebilir.

Ancak tabii bunlar bizim yorumlarımız. CEV, hala çeyrek finaldeki statüyü açıklamadı. Bu nedenle kimin hangi takımla nasıl eşleşeceği bilinmiyor. Ama mantık 3 grup birincisinin, en iyi üçüncü iki takım ve en kötü averaja sahip bir ikinci ile eşleşmesi gerektiğini söylüyor. Geriye kalan iki grup ikincisinin de birbirleriyle eşleşmesi kaçınılmaz oluyor.

İşte bu varsayımlara göre salı günü yani bugün oynanacak maçlar sıralama açısından çok büyük bir önem taşıyor. Ama yinede CEV’ in pazar günü yapılacak olan kura çekimine kadar  öyle veya böyle bir statü açıklaması gerekiyor.   

 

ARÇELİK VE BELEDİYE YENİLDİ

 

Bu sezon erkek takımlarımız Şampiyonlar Ligi’nde istenen  sonuçları 5. maçlarında da elde edemediler.

Zor gruplarda mücadele eden iki takımımızın da galibiyetle tanışabilmesi için umutları son maçlarına kaldı.

 

GALATASARAY TURU HEDİYE ETTİ

 

CEV’ deki temsilcimiz Galatasaray Bayan Voleybol Takımı çeyrek final rövanş maçında  Stınol Lipetsk’ i misafir etti.

Rusya’ daki ilk maçı 3-0 kaybetmesine karşın, bende dahil bir çok kişi Sarı- Kırmızılıların seyirci desteğiyle Burhan Felek Cehennemi’ nden istediği sonucu çıkaracağına inanıyorduk. Ama beklentilerimiz gerçekleşmedi. Daha doğrusu gerçekleşmek üzereyken tersine döndü ve büyük bir fırsat ellerimizin arasından uçup gitti.

Şimdi bu fırsatın kaçmasına neden olan olaylara biraz değinmek istiyorum.

 

SEYİRCİ NEREDE ?

 

Öncelikle seyirciden ve oraya 500 kişiyi bile toplayamayanlardan söz ederek başlamak istiyorum.

Galatasaray Bayan Takımı hayati bir maç oynayacak. Üstelik de kazanmasını beklediğimiz bir karşılaşma oynayacak ve tribünlerde bir avuç seyirci.

Ben böyle bir olayı şimdiye kadar yaşamadım. Turu geçerse Final Four’u adeta cebine koyacak olan takımlarını desteklemeye gelecek Sarı-Kırmızılı renklere gönül vermiş 500 kişi bile mi yoktu?

Galatasaray’ ın bu konudaki görevlileri nerede? Taraftarları yönlendirenler nerede? Galatasaray’ ın sadece futbol takımı olmadığını, gerçek bir spor kulübü olduğunu her zaman ve her yerde söyleyenler nerede? Nerede? Nerede?

Kocaeli bandosundan 6 kişilik bir grup gelmiş müzikleriyle ortalığı coşturmaya çalışıyorlar ama nafile. Çünkü tribünlerde kimse yok ki. Ultraaslanlardan  10 kişilik bir grupta olmasa Galatasaray takımının maç yaptığının bile farkına varamayacağız. Rakip,  belki de hayatlarının en kolay maçını ve en az seyircili bir deplasman maçını İstanbul’ da oynadı. Burhan Felek Spor Salonu’ na “Burhan Felek Cehennemi” yakıştırmasını göğsümü gere gere her zaman ve her yerde söyleyen ben, artık bu değişimi de Sarı- Kırmızılı taraftarlar yüzünden geri alıyorum. Adını da değiştiriyorum. “Burhan Felek Cenneti”

Aslında bu sitemim sadece Galatasaraylı taraftarlara değil. Biraz da voleybolseverlere. Voleybolu neden bu kadar unuttunuz? Sizler hangi takımı tutarsanız tutun, Avrupa maçlarında salonları doldurup tek bir yürek olurdunuz. Perşembe günü nerelerdeydiniz? Açıkçası sizlere bu kadar ihtiyacımız olduğu bir anda ortadan kaybolmanızı anlamak mümkün değil.

Şunu bilin ki o akşam tribünlerde 500 kişi olabilseydik sıradan bir takım olan Lipetsk’ den turu söke söke alır yolumuza devam ederdik. Yazık oldu.

 

BİLİNÇSİZ VE KÖTÜ OYUN

 

Bu arada takımımızın elenmesini sadece seyirciye de bağlamamak gerekir.

Elenmemizin asıl nedeni takımımızın kötü ve ne yaptığını bilmeden oynamasıydı.

Türkiye Ligi’ nde ancak orta sıralarda oynayabilecek bir kapasiteye sahip, tekniği yok denecek kadar zayıf oyunculardan kurulu bu takıma elenmek gerçekten çok üzücü.

Eğer Galatasaray Kocaelispor’a 3-2 kaybettiği maçtaki gibi oynayabilseydi  karşılaşmayı 3-0 alır turu geçerdi.

Rus takımını anlatacak olumlu bir şey bulamıyorum. Teknik becerisi olmayan, hücum zenginliği yaratamayan oyunculardan kurulu bu ekibin, “hangi oyuncunun  Galatasaray’ da oynamasını istersiniz?” diye bir voleybolsevere sorsanız eminim ki “Hiç birini” yanıtını alırdınız.

 

SERVİS ATSAK KAZANIRDIK

 

İşte böyle bir takıma Sarı-Kırmızılı oyuncular  sadece akıllı taktik servis bile atsalar  yerle bir ederlerdi.

Düşünün 4,5 metre civarında manşet bekleyen ve defans yapan bu takıma oyuncularımız uzun servis atma becerisini bile gösteremediler. Duvara dayandılar vurdular toplara. Böyle olunca da topların büyük çoğunluğu 4-5 civarına,  onların beklediği bölgeye düştü. Kolayca aldılar topları,  bloğu unutan takımımızın çaresiz bakışları arasında  vurdular, sayıları da topladılar. Halbuki dip çizgiye gelseler, oradan rakibin 8-9 metre civarına bırakın etkili servis atmayı, sıradan servisler bile yöneltseler işi bitirirlerdi. Sadece 2. sette biraz Zehra ve İzolda bu tür servisler attılar seti de 25/14 kazandılar. Özellikle iki pozisyonları vardı ki, oyuncularımızın buradaki boşluğu  görememeleri için miyop olmaları gerekirdi.

Nihal serviste, rakibin  1 de oynayan oyuncusu 3 metre çizgisinin hemen dibinde, diğer arka oyuncu 5 de. Geri atak yapacak oyuncu ise 5’ in köşesindeki çizgide. Böyle bir bekleyiş de ki boşluğu gözünüzde bile canlandıramazsınız. Oraya yani 1 veya 6 numaraya bırakın etkili servis atmayı iki elinizle atsanız top ya yere  düşer, ya da hata yaptırır. Ama buna karşın Nihal 4 set boyunca topu 5’ de manşet bekleyen oyuncuya atmaktan vazgeçmedi. Hadi yan çizgiye atsa bir derece, attığı servis her seferinde oyuncunun kucağına gitti. Çıkan toplarda sayıya dönüştü. 4 set boyunca Nihal bir türlü karşı sahaya bakmayı aklına getiremedi. Bu arada dayanamayan birkaç kişi (Bende dahil, ”Nihal servisi 1’ e at” diye bağırdık ama o gülüp geçti. Her halde “Sizlerde kim oluyorsunuz, bizden daha mı iyi bileceksiniz diye düşünmüş olmalı”. Haklı da, onlar voleybolu tabii ki bizim gibi fosillerden çok daha iyi bilirler.

Sadece O’ mu?  Carca ve  Alevtina smaç servis atmaya çalışıyor, çoğu kaçıyor. Julia duvara yaslanmış, servisi karşıya ancak geçiyor, Neslihan servise giriyor zıplayarak sözde uçan servis atıyor nereye, kime attığı belli değil.

Servis olayını bu kadar uzatmamın tek nedeni voleybolun başlangıcı sayılan, yani alfabesi olan bir hareketi bile beceremediğimiz için değil, yapamadığımız için.

Sonuçta güle oynaya 3-0 kazanacağımız maçtan set ve turu vererek çıktık.

 

İYİ BAŞLADIK SONUNU GETİREMEDİK

 

İlk seti zorda olsa 25/22 kazanmışız. İkinci set uzak ara bitmiş 25/14. Sayı farkı diye bir sorun kalmamış. Üçüncü seti aldığın anda her şey bitecek. İyi de başlamışsın 10-8 de öne geçmişsin. Yani her şey yolunda, tur görünmüş...

O da ne? Her şey bir anda tersine dönüyor. Atılan o basit, hedefi bulmayan, yani rakibin kucağına giden kolay servislerin bile peşpeşe kaçmaya başlıyor, manşet alamıyorsun, hücumda topu arkaya tokatlasan sayı olacak ama yüklendiğin için bloklarda kalıyorsun ya da avuta vuruyorsun, bir de bunun üstüne basit hatalar yapmaya başlıyorsun, böyle olunca da olan oluyor. Bir anda 7 sayı vererek 10-15 yenik duruma düşüyorsun. Sonra 11-19 oluyor. Böyle bir olay için ne söylenebilir ki? Sonuç da seti 20/25 vererek umutlarını gömüyorsun.

4. seti 25/12 almak tabii ki hiçbir şey ifade etmiyor.

Şimdi tüm takım oturup ceza olarak maçın kasetini defalarca izlemeli ve bu turu nasıl kaybettiklerini utanarak birbirlerine sormalılar. Çünkü kendi kariyerleri kadar Türk Voleybolu’ nun da yolunu kestiler. Şimdi gelecek sezon tüm bayan takımları eleme turlarından başlayacaklar. Bu da hoş değil.

Olayın üstüne çok gittiğimin farkındayım. Ama “Bu kadarı da olmaz” dedirtecek cinsinden bir maç olması beni buna itti. Elimize gelen fırsatı kaçırmasak, bu turdan sonra rakibimiz Yeşilyurt’ u eleyen Balakovo olacaktı. Galatasaray bu takımı güle oynaya iki maçta da yener, adını da Final Four’ a yazdırırdı.  

Yazık oldu. Hem de çok yazık...

 

ERDEMİR TURU GEÇTİ

 

CEV deki diğer temsilcimiz Erdemirspor ise, evinde çok kolay alt ettiği Zapadny’ i rövanşta da yenerek turu geçmeyi bildi.

Şimdi takımımızın işi daha zor. Bu kez karşısında Modena’ yı 3-1, 3-0 yenerek eleyen Rus Lokomotiv var. İlk maç Şubat ayı başında Erdemir’ de, rövanş ise 1 hafta sonra. Eğer takımımız evinde iyi bir skora imza atarsa Final Four’ a adına yazdırabilecek. Tüm dileğimizde tabii ki bu.

 

MARMARA’NIN GÜCÜ YETMEDİ

 

Cumartesi günü İstanbul’ daki ilk maçta Marmara Koleji, Ziraat Bankası’ nı misafir etti.

Marmara bu karşılaşmada sahaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ nden kiralık olarak aldığı Soner’ i de sürdü. Gerçi Soner, yeni takımındaki arkadaşlarını ve sistemi yadırgadığı için başarılı olamadı ama diğer oyuncular Ziraat Bankası’ na adeta kök söktürdüler.

Etkili servis attılar, çok iyi blok ve hücum yaptılar. İlk set 22-19’ a kadar da sayıları hep önde götürdüler. Hatta 24-23 de set sayısı da attılar. Ancak Bedulin’ in smaçı, ardından  24-24 de gelen iki tekli blok seti kaptırmalarına neden oldu.

Sonraki setlerde de iyi mücadele ettiler ama tecrübesizlik ve heyecan bekledikleri seti almalarını engelledi.

 

BEŞİKTAŞ’ IN HIRSI

 

Günün ikinci maçında ise Beşiktaş, Galatasaray’ dan sonra Fenerbahçe’ yi de yenmenin mutluluğunu yaşadı.    

Aslında kadro olarak daha iyi olan Sarı- Lacivertlilerin, Beşiktaş’ ı yenmesi normal bir sonuçtu. Ancak maç başladığında, bir tarafta maçı kazanmak için tüm gücünü ortaya koyan ve kapasitelerini zorlayan bir takım yani Beşiktaş, diğer tarafta ise ne yaptığını ve ne oynadığını çözemediğimiz bir Fenerbahçe vardı.

Böyle olunca maçı daha çok isteyen Siyah-Beyazlılar 2-0 öne geçmeyi başardılar.

Ne oluyor ? derken, Sarı- Lacivertli takım toparlandı. Ve 3. seti 25/18, 4. seti de 25/7 gibi açık bir sayı farkıyla kazanarak skoru 2-2’ye taşıdı.

Fenerbahçe’ nin önü açıldı, artık maçı kazanır diye düşünüyorduk ki, 5. sete iyi başlayan yine Beşiktaş oldu. Özellikle üst üste gelen bloklar ve akıllı hücumlar 8-3 ile saha değişimini getirdi. Aradaki bu farkı kapattırmayan 9-4, 10-5, 11-6, 13-7 Beşiktaş sonunda kendisi için hayati önemi olan bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla bir anda 5. galibiyetine ulaşan Siyah-Beyazlılar kümede kalma yolunda da büyük bir avantaj elde ettiler.

 

SSK HIZLANDI

 

Günün bir diğer önemli karşılaşması ise, Ankara’ da SSK ile Galatasaray arasında oynandı. Ankara takımı yeni pasörünü yetiştiremeyen Galatasaray’ ı evinde oynamanın avantajını da iyi kullanarak 3-0 yendi. Bu sonuçla SSK önemli bir engeli geride bırakırken maç fazlasıyla 3. sıraya yerleşti.

 

BİR ÖZÜR BORCUM VAR

 

2 hafta önce NTV’ dei programda milli takımlarımızın Dünya sıralamasındaki yeriyle ilgili bir soruya yanıt verirken hata yaptım.

Beklemediğim, beklemediğim içinde araştırma yapamadığım (Ne olursa olsun bu bir özür olamaz)  bu sorunun cevabını verirken bizi izleyenleri yanıltmış oldum.

Program sonrasında beni arayarak hata yaptığımı söyleyen dostuma, beni uyardığı için teşekkür ederim. Yanlış bilgi verdiğim içinde beni izleyenlerden özür dilerim.

 

UĞURLU ÇORAPLAR!..

 

Son günlerde Burhan Felek Spor Salonu’ nda bir “Uğurlu Çoraplar” söylentisi sürüp gidiyor. Salonun girişinde spor çorabı satan bir arkadaşımız var. Hangi takım ondan çorap alsa o gün oynadığı maçı kazanıyormuş. Bunu duyan sporcular şimdi kritik maçları öncesi ondan spor çorabı alarak uğur yapıyorlarmış. Maç kazanmak isteyenlere ve uğura inananlara duyurulur.

(Bu arkadaşla hiç bir ortaklığımız yok).

Şaka ile karışık bu söylentiyi de yazdıktan sonra sizlere bu haftada veda edeyim.

Tekrar buluşmak dileğiyle, hoşçakalın.

 

 

A  L  E  V      A  N  A  K  Ö  K