Bu hafta yine, ülkemizi Avrupa Kupaları’nda temsil
eden takımlarımızın maçlarına değinerek başlamak istiyorum.
Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcilerimizden
Eczacıbaşı, Akatlar Spor Salonu’nda grubun en zayıf ekibi İspanyol Universidad
Granada’yı misafir etti.Rakibini 3-0 yenen Eczacıbaşı, sonuç olarak iyi ama
oyun olarak beklenenden uzaktı.
Geçtiğimiz hafta manşet karşılama ve defansta
aksadığı için eleştirdiğimiz takımımız bu maçta da yine çok manşet hataları
yaptı. Defanstan top çıkaramadı. Yani geçen haftaki görünümünü aynen
tekrarladı. Ancak bu kez eski
karşılaşmalarına oranla çok daha az servis kaçırdı. Bu da maçın
kazanılmasındaki en önemli etkendi. Umarız Eczacıbaşı gelecek maçlarında manşet
ve defans problemini de çözmüş olarak karşımıza çıkar.
Şampiyonlar Ligi’ndeki diğer temsilcimiz Vakıf
Güneş, grubun lideri Uralochka ile Rusya’ da karşılaştı. Zaman zaman iyi
oynamasına karşın ekibimiz maçı 3-1 kaybetti. Ama sonuçta çeyrek finali daha
önceden garantilediği için sonuç hiç kimseyi üzmedi.
Çarşamba günü Yunanistan’ da Iraklıs Thessaloniki
ile grubundaki 5. maçını oynayan Arçelik, şanssızlığının kurbanı oldu ve
mücadeleyi 3-2 kaybetti.
Karşılaşmaya iyi başlayan ve ilk seti alan Arçelik
oldu. İkinci sette sayılar 15-14 başabaş giderken, pasör İvanov’un ayağı burkuldu. Bloktan düşerken Gürsel’in ayağına
basan ve sakatlanan İvanov’un yerine Mustafa devam etti. Bu seti kaybeden Arçelik, 3. seti alarak 2-1 öne geçti. 4. sette de takımımız 19-16 öndeyken bu kez
de Erkan’ın ayak bileği zedelendi. Ve dışarı çıktı.
Böyle olunca da Iraklis seti 26/24 kazandı. Ayağı bandajlanan Erkan 5. sette oyuna devam
etti ama Yunan takımı seti 17/15 alarak maçı 3-2 kazandı.
Bu sonuçla Arçelik’in çeyrek final şansı çarşamba
günü Alman Berlin ile yapacağı maça kaldı. Arçelik bu maçı kazanırsa grup
ikincisi olacak. Kaybederse, Roma’nın İtalya da Iraklis’i yenmesini bekleyecek.
Avrupa Top Teams’de ülkemizi temsil eden
Erdemirspor, evinde oynadığı maçta Slovak Matador Puchov’u 3-0 yendi.
Daha önceden çeyrek finali garantileyen
Erdemirspor, bu formalite maçını da 3-0 kazanırken yine set kaptırmadı. Ancak
hedefi yakalamanın getirdiği rahatlık takımımızın oyun temposunu etkiliyor.
Özellikle servise karşı manşetlerde aksayan, az blok yapan, defanstan top
çıkarmak için fazla bir çaba harcamayan Erdemirspor, kolayca yoluna devam
ediyor ama çeyrek finalde bu hataları tekrarlamamak için işi şimdiden sıkı
tutmalı.
Erdemirspor ile ilgili bir not. Yeni yapılan
tribünler salona büyük bir güzellik vermiş. Şu anda en çok seyirci ile maç
oynayan takım Erdemirspor. Her maçı full. Ayrıca bu seyircinin yarısının da
bayanlardan oluşması çok hoş. Çoluğunu çocuğunu kapan ailece maçlara geliyor.
Ne güzel bir görüntü. Gerçekten voleybolumuz bunlara hasret kalmıştı.
Cev Kupası’nda birbirleriyle eşleşen iki
takımımızdan Beşiktaş yoluna devam ediyor.
İlk maçı 3-0 kazanmasına karşın Kocaeli’ne tedirgin
gelen Siyah- Beyazlılar aldıkları bir setle çeyrek finale yükselmeyi başardı.
İlk sette bir ara 11 sayı öne geçen Kocaelispor
biraz da stresten bu avantajını devam ettiremedi. Gerçi yinede ilk iki seti alıp 2-0 öne geçti ama 3. set
başladığında Beşiktaş’a 8 sayı yetiyordu.
Üstelik Siyah- Beyazlılar 3. seti de almayı
başarınca istediğini yakalamış oldu. Sonuçta maçı Kocaelispor kazandı ama tur
Kartal’ın oldu.
Avrupa Kupaları’nda sona doğru hızla yol alınıyor.
5 takımımızdan 4’ü çeyrek finali şimdiden garantiledi. Arçelik ise yukarıda da
belirttiğimiz gibi gruptaki son maçını bekliyor.
Peki, çeyrek finalde bizi hangi takımlar bekliyor?
Gelin, kısaca bir göz atalım.
Eczacıbaşı bilindiği gibi grubu 1. bitirdiği için,
çeyrek finalde diğer grupların ikincileriyle oynayacak. Vakıf Güneş ise grup
ikincisi olarak çeyrek finale adını yazdırdı. Bu nedenle kura sonucu grup
birincilerinden biri ile eşleşecek.
Şu anda ayni ülkenin takımlarının eşleşmemesi için
çaba harcanıyor. Eğer bu gerçekleşirse Vakıf Güneş, ya İtalyan Reggio Calabria, ya da İtalyan Modena ile
eşleşecek. Bu durumda ekibimizin işi çok zor. Yani Final Four şansı az.
Eczacıbaşı ise, diğer grupların ikincileri olan
Fransız Cannes ve şu anda çeyrek finale
daha yakın olan İspanyol Tenerife den biriyle oynayacak. Takımımız hangi ekiple
karşılaşırsa karşılaşsın şimdiden Final Four da diyebiliriz.
Arçelik bir
aksilik olmaz ise grup ikincisi olarak çeyrek finale yükselecek. Rakipleri
tabii ki diğer grup birincileri. Bunların arasında İtalyan Modena, Fransız
Paris Volley ve Belçika ekibi Knack Roeselare var. Bu takımlardan Sisley
Treviso hariç ikisiylede şansları eşit. Çünkü Aralık ayının sonunda Belçika’ da
yapılan Noel Turnuvası’ nda, Arçelik, olaylı bir maçtan sonra, hakemlerinde
yardımıyla ev sahibi Roeselare’ye son seti 20-18 biten mücadele sonunda 3-2
yenilmişti. Aynı turnuvada Paris Volley finali Roeselare ile oynamış ve 3-0
kaybetmişti. Bu nedenle bu iki takımdan biri ile eşleşmesi halinde Arçelik’in
Final Four şansı oldukça fazla.
Top Teams’ de çeyrek finali önceden garantileyen
Erdemirspor, diğer 7 grubun birincilerinden biriyle kura sonucu eşleşecek.
Rakipler tam dişimize göre. Kimler mi var?
Apeldoorn (Hollanda), Espinho (Portekiz), Salzburg (Avusturya), Izumrud
Ekaterinburg (Rusya), Stilon Gorzow (Polonya), Numancia Caja Duero (İspanya) ve
zorlu geçen 8. gruptan çıkacak Unicaja
Almeria(İspanya), Castello Da Maıa (Portekiz), Rabotnicki (Makedonya) dan biri.
Ancak son maçını evinde Castello ile oynayacak İspanyol Almeria daha şanslı
görülüyor.
Bu takımlardan biri ile eşleşecek Erdemirspor turu
geçerse Final Four’a çıkacak.
Ayrıca Erdemirspor, Final Four’a talip oldu. Çok
güzel bir voleybol ortamı yakaladıklarını belirten Erdemirspor’ lu yöneticiler,
“ Çeyrek finalde takılsak bile yinede Final- Four’u ilçemize getirip, Ereğli
Halkına güzel bir organizasyon ve
Avrupa’nın ünlü takımlarını izlettirmek istiyoruz. Onlar bunu hakettiler. Onun
için talibiz. Hele, alabilirsek ve Final Four da bizde oynama hakkını elde
edebilirsek o zaman her şey 4-4 ‘lük olacak” diyorlar.
Alkışlanacak bir düşünce.
CEV Kupası’ndaki temsilcimiz Beşiktaş, Rus Proton Balakova
ile eşleşti. İlk maç 8 Şubat’ da İstanbul’ da, rövanş ise bir hafta sonra.
Aldığımız bilgilere göre iki takımında şansı eşit.
Gününde bir Beşiktaş’ın Final Four şansı var. Bakalım ne olacak?
Lig maçlarına değinmeden önce uzun zamandır gündeme
getirmek istediğim bir konudan söz etmek istiyorum.
Yıllarca kalitesiz yabancılardan çok çeken
voleybolumuz son yıllarda bu sorunu aşmayı başardı.
Bir kaç senedir liglerimizde mücadele eden
yabancılara bakıldığında gerçekten çok ilginç oyuncular var.
Hele bazı oyuncular için söylenecek söz bulmak çok
zor. Dünya Voleybolu’nun zirvesinde yer alan Lioubov Chachkova bunların başında geliyor. Sonra yaşlanmasına karşın
yine de değerinden ve oyun gücünden bir şey yitirmiyen İrina İlchenko,
Yeşilyurt’un orta oyuncusu Inhessa
Sarsargsian, voleybolun sonuna gelmesine karşın ilginç tekniğiyle Karşıyaka’
dan Xıno Feng Fırat, İller Bankası’ nın
pasörü Vassilevskaıa Svetlana ve yeni oyuncuları Yugoslav Branka Sekulic, Vakıf
Güneş’den Iryna Komissarova.
Erkeklerde zirve yarışının 3 aday takımı Arçelik,
Galatasaray, Erdemirspor’un pasörleri; Nikolay İvanov, Darıusz Stanicki, Vadim Khamontskikh. Bunların
yanına ekleyeceğimiz Alexsandre
Klimkine (Galatasaray), Andre Voronkov (Erdemirspor), Andrei Bedulin
(Ziraat Bankası), Nikolai Kourakine (İst.B.Belediyesi) ve diğerleri…
Bu oyunculara bir de bizim milli takımda görev
yapan voleybolcularımızı ve starlarımızı ilave edersek, gerçekten ilginç bir
tablo ortaya çıkıyor.
Bu kadar kaliteli oyuncuların karşı karşıya geldiği
maçlar, voleybol açısından kalitesinin yanı sıra seyircilere de zevkli anlar yaşatıyor.
Bu oyuncuların yaptığı bir çok hareket voleybolu
yeni öğrenenler için adeta birer ders niteliğinde.
İlginç teknikleri, smaça girişleri, topu bloktan
kaçırışları, servisleri, defansları, duruşları, kısaca hareketleri birer görsel
eğitim.
Ne yazık ki yeni yetişen gençler onlardan bir şey
öğrenmek için çaba harcamıyorlar. Onların maçlarını izleyip dersler çıkarmıyorlar.
Bu işin bir yanı.
İşin ikinci yanı ise antrenörlerimiz. Alt yapılarda
görev alan ve geleceğin voleybolcularını
yetiştiren bu arkadaşları anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum.
Yıllarca önce hiç bir imkanı olmayan antrenörler ve
oyuncular, özellikle takımlarımızın yabancı ekiplerle yaptıkları maçları iple
çekerler ve tam kadro gözlerini ayırmadan karşılaşmaları izler, birşeyler
öğrenmeye çalışırlardı.
Şimdi ise herşey o kadar yakın olmasına karşın tüm
alt yapı antrenörlerinde ve oyuncularda büyük bir umursamazlık var.
Dünya’nın en iyi oyuncularından Lioubov ülkemizde
oynuyor. Bir zamanlar Dünya’nın en iyi smaçörü olan İrina burada. (Ben antrenörlük yaparken Olimpiyat
ve Dünya Şampiyonu olmuş Rusya’nın bu büyük oyuncusunun -eski adıyla Smirnova-
maç kasetlerini bulur buluşturur oyuncularıma saatlerce izletirdim.) Bu oyuncu
senelerdir burada kimsenin umurunda değil. Asya voleybolunun en güzel defans
örneklerini veren Feng yine yıllarca ülkemizde, kimse farkında değil. Hat
safhaya ulaşan pasör sıkıntımız kabus gibi voleybolumuzun üstüne çöktü. Buna
karşın gerek bayanlarda, gerekse erkeklerde
ders gibi izlenecek pasörler Türkiye’ de kimsenin haberi yok.
Avrupa çapında başarılı oyuncularımızdan bazıları
voleybolu bıraktı, bazıları ise yolun yavaş yavaş sonuna geldi hiç kimse
onların stilini kapamadı, kendilerine örnek alamadı.
Nedeni çok basit. Onları doğru dürüst izlemediler,
izleseler de göz ucuyla baktılar. Onların güzel ve estetik hareketlerinden ders
çıkaramadılar.
Antrenörler, bir maçın 5 antrenmana bedel
olduğunu bir türlü kavrayamadılar.
Oyuncularını maç izlemeye teşvik edemediler veya etmek istemediler.
İşte ben en çok buna üzülüyorum.
Ve yeni yetişen gençlere sesleniyorum.
“Gelin, maçları izleyin. Bu değişik stildeki çok
kaliteli yerli ve yabancı oyuncuların hareketlerini önemseyerek seyredin. Ve
antrenmanlarda onlardan gördüklerinizi uygulamaya çalışın. Voleybolunuzun daha
çabuk geliştiğini, tekniğinizin düzeldiğini hissedecek ve daha iyi
oynayacaksınız.”
Siz antrenörler; oyuncularınızı maçları izlemeleri
için zorlayın, onların örnek alması gereken oyuncuları gösterin ve çalışmalarda
onların bu gördüklerini yapabilmesi için fırsatlar tanıyın. O zaman bir çok
şey, daha güzel olacak.
Doğru teknik, doğru hareketler sporcuları daha iyi
olmaya iterken, sizlerde yetiştirdiğiniz bu sporcularla ilerde gurur
duyacaksınız. Bu güzel fırsatları lütfen kaçırmayınız.
Bu hafta yine çok ilginç sonuçların çıktığı
karşılaşmalar izledik. Önce bayanlardan başlayalım;
Cumartesi günü İstanbul’ da Beşiktaş, ilk 4 içine
girmeye çalışan İller Bankası’nı misafir etti.
CEV Kupası’nda Kocaelispor’u yenerek çeyrek finale
yükselen Beşiktaş’ın bu zor karşılaşmada ne yapacağı merak konusuydu.
Ancak, hem Avrupa Kupası maçının yorgunluğundan, hem de hedefi yakalamanın
getirdiği rahatlıktan kendini kurtaramayan Siyah- Beyazlılar rakibine kolay
teslim oldu.
İller Bankası ise, Ayşe’nin sakatlığının yarattığı
sıkıntıya karşın, kendisi için hayati önem taşıyan bu mücadeleyi sonuçta hiç
ummadığı kadar kolay kazanıverdi. Bu galibiyette hiç şüphesiz ki pasör Svetlana
ve orta oyuncuları Branka’nın rolü kadar taktik anlayışta büyüktü.
Çok etkili servis attılar. Köşelerden çabuk
ataklarlarla özellikle Carolin’in çapraz hücumlarıyla sayıya gittiler.
Branka bloklarda çok etkiliydi. Ancak
bazı pozisyonlarda (Svetlana, Tatiana, Duygu’nun ve yine Tatiana, Duygu,
Sevil’in önde olduğu) çok zor top öldürdüler ve bu tıkanıklığı aşamadıkları
bölümlerde üstü üste 4-5, hatta 6 sayı verdiler.
Aynı şekilde Beşiktaş’ da, Nisa-Heval- Victoria’nın
önde olduğu pozisyonlarda çok zor anlar yaşıyor. Eski maçlarına oranla Nisa
daha iyi pas attı ama bu pasların devamlılığı yoktu.
Bu arada bir çift sözümde Zeycan’a; Geçen hafta
liberoları eleştirmiştim. Ama Zeycan bu maçtaki oyunuyla adeta “Beni bu
düşüncenin ve eleştirilerin dışında tut” der gibiydi. Bravo Zeycan.
YEŞİLYURT
GALİBİYETE ALIŞTI.
Günün diğer maçlarında Yeşilyurt, Enka’yı 3-0 yendi
ve rakibini biraz daha dibe doğru itti.
Karşılaşmanın flaş oyuncusunun
Neslihan olduğunu maçı izleyenler bana fısıldadılar. Neslihan gibi
gençlerin iyi oyunları beni daha da çok sevindiriyor. Ancak bu oyuncunun her
maçta böylesine iyi performans çizmesini de açıkçası bekliyorum. Onun vasat
oynadığını bile duymak istemiyorum.
Diğer maçlarda Eczacıbaşı- Dicle Üniversitesi’ni
3-0, KVK Kolejliler- İnterfarma’yı 3-1, 75.Yıl- Gentaş’ı deplasmanda 3-1 yendi. Kocaelispor, Göztepe engelini
Natalia’nin iyi oyunuyla geçerken, erteleme maçında Dicle Üniversitesi’ne, daha
sonrada Bursaspor’ a yenilen Karşıyaka herkesi şaşırttı.
Sezona iyi başlayan İzmir takımının evinde üst üste
aldığı yenilgiler gerçekten ilginç. Aynı şekilde Göztepe’nin de düşüş içinde
olması “İzmir’ de neler oluyor? “
sorusuna yanıt bulmamızı zorlaştırıyor.
GALATASARAY,
BU KEZ SÜRPRİZ YAPAMADI.
Haftanın bir diğer ilgi çekici maçı yine İstanbul’
da oynandı. İlk devre Vakıf Güneş’i yenen Galatasaray acaba yeni bir sürpriz
yapar mı? beklentisi boş çıktı. Formunu yakalamış ve bir hafta önce lider
Eczacıbaşı’nı elinden kaçırmış Vakıf Güneş, Mesude’nin yokluğuna karşın bu kez
Sarı- Kırmızılıları kıpırdatmadı bile.
Çok iyi servis atarak Galatasaray’ın manşetini
dağıtan Vakıf Güneş, Aysun'un blokta ve hücumdaki başarısıyla oyunu istediği
gibi yönlendirdi.
Maçın en ilginç yönü, iki tarafında çabuk bir
voleybol oynamak isteği ve ortadan çok atak yapmalarıydı. Bu modern voleybolun
gerçekten en önemli unsurunu uygulamak maça da güzel görüntüler getirdi.
Galatasaray’ da İzolda yine etkili olurken Alevtina’nın istikrarsızlığı bu maçtada
sürdü. Özellikle 2. sette çok top öldüren bu oyuncu, setin sonlarında yaptığı
üst üste hatalarla takımının sonuca ulaşmasını engelledi.
SSK,
FENERBAHÇE’Yİ YENDİ.
Erkeklere gelince; Voleybolun nabzı Ankara’ da
attı. Geçtiğimiz hafta Galatasaray’ı yenerek moral bulan Sarı-Lacivertliler,
son günlerin çıkıştaki takımı SSK’ya 3-0 yenildiler.
Bu karşılaşma ile bilgiler alamadım onun için
detaylı birşeyler yazamıyorum. Ama her zaman olduğu gibi Ender ve iki yabancı
oyuncunun iyi oynadığı söylendi.
Aynı şekilde haftanın bir diğer önemli
mücadelesinde Erdemirspor, Ziraat Bankası’nı 3-1 mağlup ederken Ankara’ dan çok
önemli bir galibiyet çıkarmanın keyfini yaşadı.
Top Teams’ de önüne geleni set vermeden yenen
Erdemirspor’un bu moralle ligde de iyi sonuçlar alması ligin üst sıralarının
değişmesine yol açtı. Andrei ve Cengizhan’ın galibiyette daha çok payı olduğu
belirtiliyor.
Zirve mücadelesi yapan Galatasaray ise, Halkbank
engelini bir set vererek aştı.
Uzun zamandır isteksiz ve durgun oynayan Sarı-
Kırmızılılar maçı kazandılar ama zaman zaman da zor anlar yaşadılar.
İlk sette, özellikle ortadan oynayan Kamil’i ve
2’den çarpraza hücüm yapan Barutov’u ne blokda, ne de defansta etkisiz hale
getiremediler. Bu nedenle de
7 servis kaçırmasına karşın Halkbankası seti kapmayı
başardı.
Daha sonra blokta toparlanan ve bunun sonucunda da
defansı düzelen Galatasaray, hücumda da başarılı olunca seti açık farkla
kazandı. Ama 3. sette maça tekrar denge geldi. Bir ara 20-16 gibi 4 sayılık bir
fark yakalayan Sarı- Kırmızılıların bunu koruyamaması Halkbank’ı sete ortak
yaptı. Hatta Ankara takımı set sayısı atma şansınıda yakaladı ama bunu
kullanamadı. Halkbank’ın en sıkıntılı pozisyonu olan Kadir- Kamil- Serdar
üçlüsünün bu anda önde olması ve bu pozisyonda top öldürememeleri Galatasaray’ın
işini kolaylaştıran en büyük etkendi. Sonuçta Sarı-Kırmızılı takım tecrübeli
oyuncularının maça asılmasıyla sonuca ulaştı.
Ancak, bir küçük not: Galatasaray’ da işler kötü gittiği anda, oyuncuların
birbirleriyle dalaşmaları dışardan pek hoş görünmüyor.
Diğer maçlarda favoriler kazanmayı bildiler.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bursaspor’a 1 set kaptırdı. Belediyede Nikolai
ve Emre, Bursaspor’ da da Ufuk ile
Ersin’in iyi oynadığı söylendi.
M.Ü.M. Koleji, Enka’yı, Arçelik deplasmanda
Kolejlileri 3-0 yendi. Bu maçta sakatlığı süren Erkan’ın yerine oynayan
Volkan’ın göze battığı belirtildi.
Türk Telekom, Emlakbank’ı 3-1 mağlup ederken,
İstanbul’ da son sıralardan kurtulma çabasındaki iki takımın kozlarını paylaştığı maçta Çankaya Belediyesi, Beşiktaş’ı
3-1 yenmeyi başardı
Kadrosuna Naydenov’u ilave eden Çankaya Belediyesi
akıllı iş yapmış. Gençlerin arasına böyle bir oyuncunun katılması onların
motivasyonunu artırmış. Ancak
Naydenov’un katılması genç pasör Selçuk’u bir hayli etkilemiş. Bulgar oyuncu
öne geldiğinde topların çoğunu ona atıyor. Bu hem antrenmansız Naydenov’un
çabuk yorulmasına ve ona tedbir alan rakibin bloklarının iş yapmasına neden
oluyor, hem de diğer oyuncuların performansları azalıyor. Selçuk’un yine eski
pas organizasyonuna dönmesi, sıkıştıkları anlarda ve setin sonlarında Naydenov
ile oynaması takımının daha iyi bir performans göstermesine yol açacak.
Bu haftalık da bu kadar, hepinize bol voleybol dolu
günler dilerim.