GENÇLER ZORU BAŞARDI

 

Geçtiğimiz hafta sizlere Genç Kız Milli Takımızın Bahar Kupası’nda ortaya koyduğu başarılı voleybolundan söz etmiş ve bu güzel görüntülerinin Rusya’da ki Dünya Şampiyonası Eleme Grubu’nda da devam etmesini dilemiştim.

Aslında bu temennimin gerçekleşmesinin çok zor olduğunu biliyordum. Eğer Antrenör Adnan Kıstak ile maçlar öncesi konuşmamış olsaydım bir çok kişi gibi bu gruptan çıkmanın olanaksız olduğunu hiç düşünmeden söyleyebilirdim. Çünkü hangi kategoride olursa olsun Rus Milli Takımı’nı geride bırakmak, hem de Moskova da, her babayiğidin başaracağı bir iş değildi. Yıldızlarda, gençlerde, büyükler kategorilerinde bu güne kadar yapılan Dünya Şampiyonaları Finalleri’ne bir göz atın, eminim ki Rusya’nın bulunmadığı  şampiyonanın sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

İşte bu bakımdan gençlerimizin elde ettiği başarı daha da büyüyor. Bir de buna Rusya’yı evinde yenmeyi eklerseniz, kızlarımız aldığı bu sonuç için övgü sözcükleri bulmakta insan çok zorlanıyor.

 

BAHAR KUPASI DENEYİM KAZANDIRDI

 

Bahar Kupası’na gitmeden önce gençlerin antrenmanlarından ikisini izlediğimi ve takımımızı çok beğendiğimi daha önce yazmıştım. Bu arada Adnan Kıstak ile konuşmuş ve ona sorular sormuştum. Bu konuşmalarımızı ve onun düşüncelerini sizlere zor sınavlar öncesi yanlış yorumlanır diye yazmamıştım. Adnan, o konuşmalarımızda bana “Çok uzun bir zamandır bu grupla çalışıyorum ve onların voleybolda hangi noktada olduklarını biliyorum. Bahar Kupası’ndan elde edeceğimiz deneyim bizi iyi bir noktaya getirecektir. Çünkü bu kadrodaki oyuncuların çoğu A1 Ligi’nde forma giydi. Çok iyi takımlara ve bu ekiplerde oynayan çok üst düzeyde oyunculara karşı mücadele ettiler. Bu zor ve sert maçlar onlara büyük  tecrübe kazandırdı. Gruptaki hiç bir takımda bu kadar deneyimli ve sert maç oynayan voleybolcu yok. Ancak bazı kilit oyuncuların bu sezon çok az oynamaları (Pelin-Deniz gibi) beni biraz düşündürüyor, bu sorunu kısa sürede ve Bahar Kupası’nda aşarsak hedefe uzanırız.” demişti.

 

ADNAN’IN İNANCI

 

Bunun üzerine ben, “Peki Adnan, Moskova da Rusları yeneceğimize inanıyor musun? Bu bana çok, hem de çok zor geliyor.” dediğimde,

“ Evet, çok zor bir sınav. Ancak daha önce söylediğim gibi ben çok uzun zamandır bu oyuncularla birlikteyim. Kapasitesi çok iyi bir takımız. Üstelik ben, rakiplerimizi de iyi tanıyorum. Her zamanki performansımızın çok değil, biraz üstüne çıkabilirsek, yani disiplinden uzaklaşmaz ve taktiğimizi uygularsak Yunanistan’ı da, Ukrayna’yı da, Rusları da yeneriz.”

Bu sözler üzerine ben her halde şaşırarak Adnan’a bakmış olmalıyım ki;

“ Bana inan ve güven” demişti.

İşte Adnan’ın bu inanç dolu sözleri üzerine bir çok kişinin “olanaksız” olarak gördüğü Moskova da Rusları yenmek düşüncesine daha iyimser bakmaya başladım. Ama yine de bu oranın yüzde olarak fazla olmadığını belirtmeliyim.

 

3 MAÇIDA KAZANDILAR

 

Sonuçta inanan ve oyuncularına da bunu aşılayan Adnan haklı çıktı. Moskova da önce Ukrayna’yı 3-0 ile geçtiler. Ardından tarihimizde ilk kez Rus Milli Takımı’nı evinde devirmeyi başardılar. Hem de 3-1. Hem de iki tane 25/17’lik set alarak. Sonra da ardından Yunanistan’ı darmadağın ettiler. İki setin 25/9, 25/11 gibi zor rastlanır farklarla bitmesi küçümsenecek bir olay değil.

 

HERKESİ KUTLUYORUM

 

Bu başarıyı gelinde ayakta alkışlamayın.

Bizi Dubai’deki Dünya Şampiyonası’na taşıyan bu takımı ve bu başarıda  emeği olan herkesi kutluyorum.

Ayrıca bu ekibin finallerde de çok başarılı olacağına inanıyorum.

 

İLGİNÇ BİR ANI

 

Aklıma gelen ilginç bir olayı anlatarak, diğer milli takımlarımızın maçlarına değineyim.

Aradan kaç yıl geçti şimdi tam olarak hatırlayamadım.

Altan Gökçay ile Adnan Kıstak Genç Milli Takımımızın antrenörlüğünü yapıyorlardı. Takımımız Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılmış başarılı da maçlar oynamıştı. Rakiplerimizden biri  Rusya idi. O gün gençler Rusya’ya direnmiş, hatta ilk sette 11. sayıya kadar da önde gelmişlerdi. Takımımız döndüğünde Altan ile Adnan keyifle Rusya maçını anlatıp önde olduğumuz anlarda fotoğraflarını çektikleri skorboard da ki sayıları bizlere göstermişlerdi. 

O günlerde bırakın set almayı, Ruslara karşı sayı olarak bile öne geçtiğimiz anları sevinç ve keyifle hatırlardık. Şimdi ise, Rusya’yı evinde yenmeyi başarıyoruz. Bu ülke voleybolunun nerelere geldiğinin en güzel kanıtlarından biri değil mi?

 

İSPANYA’YI 3-1 YENDİK

 

Gençlerimizin bu güzel başarısıyla övünürken A Bayan Milli Takımımız da İspanya engelini 3-1 ile aşarak gözünü bu hafta sonu İstanbul da oynanacak olan Çek Cumhuriyeti maçına dikti.

Ankara’ya gidemedim ancak mücadeleyi televizyondan izledim. Gerçi çıplak gözle izlemek çok farklı ama yine de maçla ilgili bazı yorumlar yapabilirim.

Takımımızın ilk altısı dizildiğinde Reşat Yazıcıoğlu’nun pasör tercihini Nihal’den yana kullandığını gördük. Bu arada Çiğdem-Aysun ikilisinden de Aysun’u tercih etmişti. 4 numarada ise Pelin vardı.

İlk set, ekibimiz gerçekten iyi bir oyun ortaya koydu. Bu setin kolay kazanılmasında ki en büyük etken hücumda ve bloklarda Özlem- Aysun ikilisinin etkili oyunuydu. Kolay manşet geldiğinde Nihal topların çoğunu ortaya attı. Burada oynayan iki oyuncumuzda hemen hemen tüm topları kolaylıkla sayıya dönüştürdüler. İlk sette Necla iyi, Mesude ve Natalia vasat, Pelin ise tutuktu.

 

RAHATLIĞIN BEDELİ

 

Kolay gelen set takımımızı rahatlatınca ikinci sette İspanyollar bunu iyi değerlendirdiler. Etkili servis attılar ve manşet düzenimizi bozdular. Gerçi verilen direkt sayı fazla değildi ama top oyuna iyi girmeyince, ortadan ataklar azaldı, Nihal köşelerden oynamak zorunda kaldı. Böyle olunca da  Pelin ve Natalia top öldürmekte zorlanmaya başladılar. İspanyollar öne geçmenin rahatlığıyla oyunun kontrolünü ellerine geçirirken, biz dağıldık, iyice oyundan düştük. Bu arada rakibimiz Rus asıllı Zalyubovska ve Marta ikilisiyle köşelerden özellikle Nihal ile Pelin’in üstünden kolay hücum şansı yakalayıncada setin kaderi belli oldu. Bu arada Nisa- Aycan ikili değişikliği de sonucu lehimize çevirmeye yetmedi ve seti de hediye etmekte gecikmedik: 25/18

 

AKLIMIZ BAŞIMIZA GELDİ

 

Kaybedilen set oyuncularımızın aklını başına getirdi. Daha dikkatli ve kontrollü bir oyunla 3. sete başladık. Maçın başında ki temposunu yakalayan ve hata oranını azaltan takımımız 8-7 girdiğimiz ilk teknik moladan sonra tekrar kontrolü eline geçirdi. Tüm sezon kenarda tutulan ve bu yüzden maç eksikliğini iki set boyunca üstünden atamayan Pelin, ortaya çıktı. Düzgün manşetlerine hücumdaki başarısı da eklenince bir anda rahatladık. Ortadan Özlem-Aysun, köşelerden Pelin ve Natalia’nın aldığı sayılar, setinde 25/17 gelmesine yetti.

2-1 öne geçmenin rahatlığı takımımızı daha iyi oynamaya itince de İspanyolların yapacak bir şeyi kalmadı ve 4. seti de açık farklı 25/15 alarak maçı 3-1 kazandık.

 

GÖZE BATANLAR

 

Maçın genelinde ikinci set dışında maçın tüm kontrolü takımımızın elindeydi. Çok deneyimli oyunculardan oluşan takımımızın aslında rakibini yeneceğine emindik. Sonuçta da beklenen oldu. Ancak maçın kazanılmasına karşın ekibimizde bazı olumsuzluklarda vardı. Bu tür kazanılan karşılaşmalardan sonra bazı şeyler gözden kaçabilir ama özellikle Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne bu sıkıntılarımızı taşırsak işimiz hiç de kolay olmaz.

Bunlar neler mi?

Öncelikle Nihal-Özlem-Pelin’in önde olduğu turda, blok zaafımız takımın tüm dengesini bozuyor. Köşelerden çabuk ataklara Özlem hem yetişemiyor, hem de iki tarafa koşmaktan çabuk yorulup hücumdaki gücünü yitiriyor.

 

ARKADAN ATAK YAPAMADIK

 

Aynı turda iyi manşet gelmediğinde, pasörün köşelere attığı toplar  fileye yakınsa  rakip blokları çok iş yapıyor ve oyun kilitleniyor.  Bunun tek çözümü arkadan atak. Ancak nedense Nihal bu maçta bunu çok az denedi.  Bu arada Nihal, Mesude’yi öndede çok az kullandı. Belki Mesude’nin bir sakatlığı vardı onun için fazla top atamamış olabilir. Onu bilemiyorum. Ama 2 numaradan ve geriden Mesude bu takımın en büyük silahlarından biri, bu nedenle  onunla daha çok oynamak gerektiğini düşünüyorum.

 

4 NUMARADA YEDEK SORUNU

 

Dikkatimi çeken bir başka konuda, ilk iki set oyuna bir türlü giremeyen Pelin’in değiştirilmemesiydi. Giden sette ekibimizin  oyundan kopmasının bir nedeni de bence buydu.

Peki kim ile değiştirilmeliydi ? Sorusuna cevap vermek oldukça zor. Çünkü yedekler arasında 4 numaradan hem manşet alacak, hem de etkili hücum yaparak takımın yaşadığı krizi aşmayı sağlayacak bir oyuncu göremedim. Bu büyük bir eksiklik.

O zaman iyi gününde olmayan veya rakip tarafından kilitlenecek Pelin ve Natalia’nın alternatiflerini bulmak zorundayız. Genç takımda bunu yapacak bir oyuncu henüz yok. Ne Deniz, ne de Esra henüz bu yükü kaldıramaz. O zaman milli takıma yeni bir oyuncu çağırılabilir. Eğer bu yükü kaldıracak bir oyuncu yoksa, içerden bir alternatif bulunmalı.. Bu belki Mesude olabilir. Onun yerine Aycan ve genç takımdaki Neslihan pasör çaprazı olarak görev yapabilir. Ya da daha önceden burada oynamayı beceren Özlem konabilir. Onun yerine de Çiğdem takıma girer.

Bunları yazıyorum ama şu bilinmeli ki  kimsenin işine karışmak gibi bir niyetim yok. Hele sevdiğim ve takdir ettiğim Reşat’a akıl vermek gibi bir niyetim hiç yok. Ben sadece gözüme çarpan bazı eksiklikleri yazıyor ve fikir jimnastiği yapıyorum. Çünkü bu takımın Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne gideceğine inanıyorum. İnanmanın da ötesinde eminim. Oraya şimdi göze batan sorunlarımızı aşmadan gidersek sert takımlar karşısında işimizin daha zor olacağını sanıyorum.

Tüm Voleybolseverleri Cumartesi günü Burhan Felek Spor Salonu’nda oynanacak olan Çek Cumhuriyeti maçına davet ederek A Milli takımımızla ilgili düşüncelerimi noktalayayım.

 

GENÇ ERKEKLER TECRÜBE KAZANDI

 

Bu arada Genç Milli Erkek Takımımız da Dünya Şampiyonası Eleme Grubu maçlarını Slovakya da  oynadı. Rakiplerinden iki yaş küçük, yani 1983 doğumlu oyuncu ağırlıklı bir takımla katılan gençlerimiz Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Hollanda ile mücadele ettiler. Gelecek organizasyonlar için iyi bir tecrübe olduğuna inandığımız bu maçların faydasını diğer turnuvalarda  fazlasıyla göreceğimizden şüphemiz yok.

 

BEACHVOLLEY İÇİN START VERİLDİ

 

Yazlarımızın renk, güneş, deniz, müzik ve voleybol dolu günleri başlıyor.

All Sports’un organize ettiği ana sponsorluğunu Efes Light’ın, yardımcı sporsorluklarını Philips, Özlem Kristal, NTV, müzik direktörlüğünü Best FM’in yüklendiği Beachvolley 2001’in startı geçtiğimiz Çarşamba günü düzenlenen bir kokteyl ile verildi.

08-10 Haziran da Alanya

13-15 Temmuz Kuşadası

03-05 Ağustos Şile de yapılacak olan Efes Light 2001 voleybolun güzelliklerini yine sahillere taşıyacak.

C tipi organizasyonların tarihleri ise şöyle;

11-17 Haziran Alanya

22-26 Temmuz Kuşadası

06-12 Ağustos Şile

 

EPİRDEN BEACH VOLLEY HAZİRAN SONUNDA BAŞLAYACAK

 

Bu arada Hasan Epirden’in her yıl düzenlediği Beachvolley turnuvalarının ilki 23-24 Haziran da Bursa da başlayacak. Organizasyonun diğer ayakları ise şöyle:

25-26-27 Haziran Erdek

30 Haziran 1-2 Temmuz Kuşadası

04-05-06 Temmuz Antalya

08-09-10 Temmuz Muğla

11-12-13 Temmuz Edremit

15-16-17 Temmuz Çanakkale

20-21-22 Temmuz İstanbul- Galeria

22-23-24 Temmuz İstanbul- Galeria (Erkekler)

25-26-27 Temmuz İstanbul minikler

 

TEBRİKLER ECZACIBAŞI VE SSK

 

Voleybol sezonunun sonuna yaklaştığımız şu günlerde alt yapılarda ilk Türkiye Şampiyonluğu sevincini  kızlarda Eczacıbaşı, erkekler de ise Ankara SSK yaşadı.

Bu iki kulübümüzü de kutlar, başarılarının devamını dilerim.

Bu haftalık da bu kadar. Milli maçta buluşmak üzere hoşçakalın.

 

 

A  L  E  V     A  N  A  K  Ö  K