Evet, sonunda 2000-2001 Türkiye Bayanlar A1 Voleybol Ligi
Şampiyonluğunu Eczacıbaşı kazandı.
Üst üste 3. kez mutlu sona ulaşan Eczacıbaşı, böylece 22.
şampiyonluğuna ulaşırken kırılması çok zor bir rekora da imza attı.
Bu güzel başarıda emeği geçen herkesi kutluyorum.
Geçtiğimiz hafta hatırlanacağı gibi Eczacıbaşı ve Vakıf
Güneş iki kez karşı karşıya gelmiş ve ilk maçı Eczacıbaşı, ikinci maçı da Vakıf
Güneş almıştı.
Bu haftanın ilk randevusunda Eczacıbaşı, bir kez daha kazanarak seride durumu 3-1 yapmıştı.
Perşembe gününe gelindiğinde, ya Eczacıbaşı tamam deyip
şampiyonluğunu ilan edecekti, ya da Vakıf Güneş direnip şansını gelecek maçlara
taşıyacaktı.
Karşılaşma öncesi genel kanı iki takımında tüm gücünü ortaya koyacağı yönündeydi.
Maç başladığında böyle düşünenler yanılmadıklarını gördüler.
İki takımda büyük bir mücadele ortaya koyuyor, sayı almak için adeta
savaşıyorlardı. Nefes kesen bu
karşılaşmanın sonunda 3-2 galip ayrılmayı başaran Eczacıbaşı mutlu sona ulaştı.
Maçta iki takımda kazanmak için savaştılar dedik. Evet,
gerçekten tüm güçlerini ortaya koydular. Ancak iki takımın da final turunda ki
karşılaşmalarda yaptıkları hatalar devam etti. Gerçi diğer maçlara oranla
defanstan çıkan top sayısı çok fazlaydı ama yine yerleşim hataları, zaman zaman
manşet ve hücum hataları sıkça yaşandı.
Eczacıbaşı, yine bildik oyun düzeni içinde yani köşelerden,
blok üstünden yüksek toplarla 5’e ve 6’ya uzun hücumlar yaptı. Bunların çoğu da
öldü. Özellikle İrina çok kritik anlarda vurduğu toplarla maçın Eczacıbaşı’ na
gelmesini sağladı. Hele 5. sette tam anlamıyla maçı kopardı. Gelin bu zorlu
seti şöyle bir hatırlayalım.
Son sete iyi başlayan Vakıf Güneş oldu ve 4-1 öne geçmeyi başardı.
Eczacıbaşı direndi. Büyük çekişme 9-8’e dayandığında İrina öne geldi. Ve üst üste smaçlarıyla Eczacıbaşı’ nı setin
başından bu yana ilk kez 10-9 öne geçirdi, arkaya dönene kadar da takımına iki
sayılık bir üstünlük sağlamayı başardı: 13-11. İşte maçın kilidi de bu anlardı.
Gerçi Vakıf Güneş tekrar sayıları 13-13 yapmayı başardı ama maçı kurtaramadı.
Bu da bir kez daha gösterdi ki kaliteli ve tecrübeli oyuncu
bitiş sayılarında daima kilidi açmayı başarıyor.
Vakıf Güneş tüm sezon işte bu tür oyuncunun eksikliğini
yaşadı. Lioubov gibi, İrina gibi starlardan birine sahip olabilseydi Eczacıbaşı
- Vakıf Güneş maçlarının tadına doyum olmazdı. Aynı şu son karşılaşmada olduğu
gibi.
Aslında eğri oturup doğru konuşursak, Eczacıbaşı kadro
olarak Vakıf Güneş den her zaman daha
güçlüydü. Biraz önce yazdığım gibi, ne Lioubov, ne de İrina gibi
flaş oyuncusu yani starları
yoktu. Bunun eksikliğini gerek Avrupa maçlarında, gerekse Eczacıbaşı önünde hep
hissetti. Ancak buna karşın bazı artılarıyla da beklenenin üstünde bir
performans gösterdi.
Neydi artıları? ; Çabuk oyun, zor topları kolaya dönüştüren
pasör İryna’nın meziyetleri, Aysun gibi etkili bir orta oyuncusu ve Necla gibi
bir liberosu olmasıydı.
İşte bu üçlü tüm sezon Vakıf Güneş’i ayakta tuttu. Diğer
oyuncular ise inişli çıkışlı grafik çizdiler.
Olga, takımı çabuk oynadığında başarılı, ama klasik
oynadığında bekleneni veremedi.