Y E N İ   S E Z O N   V E   Y E N İ L İ K L E R

 

Bu haftaki yazıma  Voleybol Antrenörleri Derneği’ nin düzenlediği “Lig Sistemi Önerileri” konulu toplantıdan söz ederek başlamak istiyorum.

Hatırlanacağı gibi uzun zamandır Play- Off sistemini eleştiren yazılar yazıyorum ve görüşlerimi bildiriyorum. Oynadığımız Play - Off’ un bir takım yanlışlıklar içerdiğini söylüyorum.

Derneğimizin bu konuyla ilgili cumartesi günü düzenlediği  tartışma  ve öneriler toplantısına bende katıldım.

Toplantı öncesi bir çok arkadaşımızın bu konuyla ilgili  hazırlıklar yapmış olduğunu memnuniyetle  gördüm.

Değer Ağabey’ imizin yöneteceği toplantının ilginç  olacağı başından belliydi.

Her zamanki gibi bu tür tartışmalara duyarsız arkadaşlarımız yine çoğunluktaydı. Yani kendilerini ilgilendiren konularda neler tartışıldığını bile merak etmeyen, voleybolun içinde olan ve bu branştan ekmek yiyen insanların, vurdumduymazlığına şaşırmamak elde değil.

Toplantının açılışıyla birlikte Hançer arkadaşımız, bugüne kadar ülkemizde oynanan lig sistemlerini  anlattı. Çok güzel hazırlanmış ve bir çoğumuzun bilmediği veya hatırlayamadığı eski bilgilerle belleklerimiz tazelendi.

Tam diğer konuşmacılara sıra gelmişti ki Danışma Kurulu Toplantısını tamamlayan Federasyon Başkanı Hüsnü Can ve Yönetim Kurulu’ nda görev alan değerli ağabeylerimiz geldiler. Ve sıcağı sıcağına toplantıda alınan kararlarla ilgili Federasyon Başkanımız Hüsnü Can açıklamalar yapmak üzere kürsüye çıktı.

Can, önce liglerle ilgili alınan kararları açıkladı. Buna göre;

 

BÖLGESEL LİG YERİNİ 3. LİG’ E BIRAKTI

 

Gelecek sezondan itibaren Bölgesel Lig değişiyor. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ nün artık 2. Ligde ve şimdiki adıyla Bölgesel Ligde mücadele eden takımlara A1 Ligi’ nde uygulandığı gibi harcırah vermeyeceğini federasyona bildirmesi üzerine gelecek sezondan itibaren bu ligler değişikliğe uğruyor.

3. Lig 5-6- takımlı 12 gruba ayrılacak. Gruplar yakın iller arasından oluşacak.

Federasyonun belirleyeceği bir bedeli verecek olan takımlar 3. Lig de mücadele edebilecekler.

Oluşacak gruplardaki takımlar, ilk olarak daha sonra belirlenecek illerde tek devreli lig usulü turnuva  oynayacaklar ve gruplarda ilk iki sırayı alan ekipler  bir üst gruba yükselecek. 24 ekip 6’ lı 4 gruba ayrılacak bu etapta gruplarında ilk iki sırayı alan 8 takım iki devreli lig oynayacak ve ilk 4 sırayı alan ekipler 2. Lige yükselecek.

 

18 TAKIMLI 2. LİG

 

18 takımlı 2. Ligde maçlar, iki devreli lig usulüne göre oynanacak.

Ligi ilk iki sırada bitiren 2 takım, 1 Lig’ e yükselirken, son sıradaki 4  ekip 3. Lig’ e düşecek.

Yani bu sezonda  olduğu gibi artık 2. Lig de Play - Off yok. Ayrıca baraj maçları da yapılmayacak.

 

1.LİG, İLK YIL 16 TAKIMLA OYNANACAK

 

Önümüzde ki sezondan itibaren Türkiye 1. Lig sistemi de değişiyor.

Buna göre; önce 16 takım iki devreli lig maçlarını oynayacaklar ve sıralama belli olacak.

Son 4 sırayı alan ekipler 2. Ligin yolunu tutarken, 9-10-11-12. sırayı alan takımlar

1.etapda bekleyecekler. Ligi 1-8 arasında bitiren takımlar Play-Off’ un birinci bölümünde kozlarını paylaşacaklar. Bu arada ligi ilk sırada bitiren takım bir yıl sonra ülkemizi Avrupa CEV Kupası’nda temsil etme hakkını kazanacak.

Lig maçlarındaki sonuçlar göz önüne alınmadan takımlar biri içerde, biri dışarıda iki maç oynayacaklar. İki karşılaşmayı kazanan yoluna devam ederken, elenen alt gruba inecek. Maçlarda 1-1 eşitlik  olursa 3. karşılaşma tarafsız bir sahada oynanacak.

İlk etabı geçen 4 takım birbirleriyle yine 1 - 4, 2 - 3 sistemine göre eşleşecek.

İlk etapta elenenler ise alt grupta bekleyen 9-10-11-12 ile eşleşecekler. Burada kazanan 4 takım yola devam edecek. Yenilenler lig sezonunu kapatacaklar.

Yukarıda yer alan 4 takım ile alt grupda yer alan 4 takım kendi aralarında iki maç üzerinden kozlarını paylaşacaklar.

Birinci grupta kazanan iki takım finale yükselecek ve 3 kazanılmış maç üzerinden şampiyonluk için mücadele edecekler. Sonunda bu iki takım bir yıl sonra ülkemizi Avrupa Şampiyonlar Ligi’ nde temsil edecekler.

Birinci grupta başarılı olamayan iki takım ile, alt grupta rakiplerini yenen iki ekip eşleşerek kozlarını paylaşacaklar. 4 takımın mücadele edeceği burada kazanan iki ekip 3. - 4.’lük mücadelesi yapacaklar. 3. olan takım Avrupa CEV Kupası’ na gidecek.

Sizlere yeni sistemi yazmaya çalıştım. Ancak biraz karışık olması nedeniyle tam ifade edememiş olabilirim. Şema ile gösterebilseydim çok daha iyi olacaktı. Ancak ilerleyen günler de sanırım federasyon kendi sitesinde bu şemayı yayınlayacak. Ben sadece bu konuyu sizlere ön bilgi olarak yansıtmak istedim.

 

2. YIL LİG 14 TAKIM OLACAK

 

Bir yıl sonra lig 14 takımla oynanacak ve lig sonunda 4 takım düşecek. 2. Ligden 2 ekip yükselecek. Bu kez Play - Off 10 takımla oynanacak.

 

HEDEF 12 TAKIMLI LİG

 

3. yıl ise, lig 12  takım ile oynanacak ve böylece hedeflenen sayı yakalanmış olacak.

 

BU SİSTEM İLE İLGİLİ SORULAR !!!!!!!

 

Federasyon Başkanı Hüsnü Can’ ın verdiği bu ilk bilgilerinden sonra kendisine bazı sorular yönelttik.

Ben, “ Play - Off ve Ligi aynı takım kazanırsa Avrupa Kupaları’ nda ülkemizi temsil edecek 5. takım nasıl belirlenecek? ” diye sordum.

“ Bu, şu andaki konumuz değil. İlerde hangi takımın nasıl katılacağını belirleriz ” diye yanıtladı.

Ardından, bu lig sistemi değişikliğinden sonra, 2. sezonda 14 takım mücadele edecek. 4 takım düşecek, geriye 10 takım kalacak  peki o zaman Play - Off nasıl oynanacak? diye bir soru daha yöneltildi.

Bu soruyu da başkan aynı şekilde yanıtladı:  “ Bu şu an ki konumuz değil, gelecek yıl bu konuda açıklama yaparız. ”

Yeni bir sistem geliyor. İlk yıl için gerçekten olumlu. Beachvolley de olduğu gibi kaybedenlere yeni bir şans daha tanıyor ve yollarını açıyor. Ancak birinci yıldan sonrası için bir açıklama yapılmaması beni şaşırtıyor. Bir sisteme geçilirken başı da, sonu da belli olur. Kim ne yapacağını, 1. yıl, 2. yıl, 3. yıl sonunda nereye gideceğini bilir.

Ama verilen cevaplardan bu iş biraz aceleye gelmiş gibi göründü.

Aslında “ Bunu bir taslak olarak değerlendir ” diyeceksiniz.

Olabilir.

Ancak bir toplantıda bazı şeyler açıklanıp, bu gelecek yıl uygulanacak denirse, o zaman bu sistem kesinleşmiş ve karar verilmiş demektir. Böyle oluncada soruların yanıtları mutlaka verilmelidir.

Eğer, “ Gelecek sezondan itibaren size ön bilgi olarak verdiğim bu sistemi uygulamak istiyoruz ve bu nedenlede tartışmaya açıyoruz ” derseniz o zaman kimsenin söyleyeceği bir şey olmaz. Bizim gibi aklı biraz az olanlarda sorular yöneltmez, böylece kimse de sinirlenmez. Aynı puan sistemi değişikliğinde olduğu gibi. (Bu konuya aşağıda değineceğim.)

3. Lig ile ilgili özellikle ilk etapda takımların çok az maç yapmak zorunda kalacakları, bazı gruplarda 2-3 maç ile  ekiplerin sezonu kapatacakları vurgulandı ve bu nedenlede bir çok takımın voleyboldan vazgeçebileceği söylendi.

Ancak başkan, bu sistemde  kesin kararlı olduklarını ve bu şekilde uygulanacağını söyleyerek görüş ve tartışmalara son verdi.

 

PUANLAMA DEĞİŞİYOR

 

Federasyon Başkanı Hüsnü Can, sistem konusundan sonra önümüzdeki sezondan itibaren puanlama sisteminide değiştirmek istediklerini ve araştırmalar yaptıklarını belirtti.

Buna göre;

Maçı 3-0, 3-1 ve 3-2 kazanan takımlar 3 puan alacaklar. 3-2 yenilen ekip 2, 3-1 yenilen 1 puan kazanırken, 3-0 mağlup olan ise puan alamayacak.

Bu değişikliğin dayandığı nokta;

Ligler daha çok renklenecek,  yenilirken bile set almanın takımlara puan kazandıracak olması nedeniyle heyecan yükselecek. Güçlü rakibi karşısında ekipler maçı bırakmayacak en azından set almaya çalışacak.

Başkan Hüsnü Can, Gökhan Edman’ dan, bu yıl, ligde oynanan maçları baz alarak bir puanlama sistemi çıkarmasını istedi ve farklı bir görüntü çıkmaması halinde bunun yürürlüğe sokulacağını söyledi. (Yani konu araştırmaya ve tartışmaya açıldı.)

 

YABANCI OYUNCU 2 + 1 OLUYOR

 

Bir kaç yıldır tartışılan bir konuda yabancı oyunculardı. Bu konuyu ele alan federasyonumuz gelecek sezondan itibaren yabancı oyuncu sayısını değiştirdi ve 2 + 1 yaptı.

Artık isteyen kulüpler sahaya 3 yabancı oyuncu ile çıkabilecekler. Ancak bunlardan ikisi oynarken, biri bench de oturacak. Değişiklik yapılmak istendiğinde sahadaki yabancı oyunculardan biri çıkacak oturan onun yerine girecek.

Yabancı asıllı Türk oyuncular için her hangi bir değişiklik yok. Geçtiğimiz yılda olduğu gibi aynen devam edecek.

Başkanın gelecek sezon ile ilgili yaptığı kesinleşmiş bu açıklamalardan sonra sistem ile ilgili hazırlık yapan arkadaşlarımız görüşlerini belirtmekten doğal olarak vazgeçtiler.

 

GÖKHAN EDMAN SÖZ ALDI

 

Daha sonra söz alan Gökhan Edman, yeni lig statüsü ile ilgili karar verildiği için sistem konusunda hazırladığı yazıyla ilgili bir görüş bildirmeyeceğini ancak birkaç konuya değinmek istediğini söyledi.

“- Ligin 16 takım olmasında yararlar var. Öncelikle voleybolumuzun sıkışan  ekonomik koşullarında bu sayı daha fazla oyuncunun, antrenörün, yöneticinin, masörün bu işten ekmek yemesi demek. Bunlara hakemleri de ekleyebiliriz.”

“- 16 takımlı ligde gençler daha fazla oynama şansı buluyorlar. Bunun da milli takımlara faydası oluyor.”

“- Ligde takım sayısını azaltarak kaliteyi artıramayız. Çünkü oyuncu sayısı zaten kısıtlı.”

“- 12 takımlı lig, İstanbul-Ankara Ligi’ ne döner. Anadolu takımları dışarıda kalır.”

“- Yıllık maç programı yapılmalı ve günleri değişmeden sonuna kadar gidilmeli.”

“- Play - Off Çeyrek Final maçlarından itibaren istatistikler tutulsun ve başarılılar seçilerek onlara ödül verilsin. Bu oyuncuların motivasyonunu artırır.”

 

BAŞKAN HÜSNÜ CAN TEKRAR KÜRSÜDE 

 

Gökhan’ ın bu düşünceleri üzerine Voleybol Federasyonu Başkanı Hüsnü Can tekrar söz alarak Gökhan’ın düşüncelerini yanıtladı.

Aslında pek yanıtladı demek doğru olmaz. Çünkü, daha önce söz aldığında ortaya koyduğu tavrını bu kez daha da sertleştirerek Gökhan’ a ve katılanlara çok sert, bana göre de oldukça ağır bir konuşma yaptı.

Konuşmanın içeriğini yazmayacağım. Ancak tavrını hiç hoş karşılamadığımı açıkça belirtmeliyim.

Antrenörler Derneği’ nin iyi niyetle düzenlediği ve voleybola fikirleriyle hizmet etmek için oraya gelenlere başkanın, bu şekilde davranmaya da aslında hakkı yok. Bu tavırlar nedeniyle insanlar görüşlerini açıklamaktan açıkçası çekindiler. Kaldı ki orada tartışılacak olanların ve tartışanların en ufak bir yaptırım gücü yok. Federasyon istediğini yapmakta ve uygulamakta yetkili. Bizler sadece görüşlerimizi ve fikirlerimizi birbirlerimize özgürce söyleyerek tartışmak için oraya geldik. Bu da bizim en doğal hakkımızdı. Ama tüm düşünceleri ve fikirleri paylaşamadan üstelik de hırpalanarak ayrılmak zorunda kaldık.

Bu ülkede insanlar fikirlerini söyleyemeyecekse, hiç bir şekilde bazı konular tartışılamayacaksa ve “ biz yaptık, oldu ” mantığı her zaman geçerli olacaksa, bizim çabalarımız niye?

 

ECZACIBAŞI VE VAKIF GÜNEŞ FİNAL DE

 

Gelecek sezon ile ilgili değişiklikler yüzünden takımlarımızın Yarı Final maçlarına fazla değinemeyeceğim.

Eczacıbaşı - Yeşilyurt’ u , Vakıf Güneş - Galatasaray’ ı geçerek finale yükseldiler.

Çarşamba günkü ilk maçta Yeşilyurt, gücü yettiğince Eczacıbaşı ile oynamaya çalıştı. Ancak genç oyuncuların çekingenliği çok hata yapmalarına yol açtı. Etkili servis atarak sayılar toplamaya çalıştılar. Bunda da zaman zaman başarılı oldular. Ama bloklarda yoktular, defansda yerleşim hataları yaptılar, bu yüzden de oyuna giremediler.

Margarita’ nın tüm maç boyunca ortaya attığı topların, boylarının filenin üstüne 

Bir - iki karış çıkması hücumda da bekleneni verememelerine yol açtı. Sonuçda bu kadar hata yapınca Eczacıbaşı gibi bir takım karşısında zaten yapacak bir şeyleri kalmadı.

Eczacıbaşı ise bildiğiniz gibiydi. Ancak kolay bir maçta bile genç oyuncuları sahaya sürmemeleri hoş değildi. Yeşilyurt 4 genç oyuncuyla oynarken, Eczacıbaşı ilk genç oyuncusunu (Deniz) 2. setin son sayılarında yani 22-13 de maça soktu. Emel’ i ise 24-14’ de aldı. Bu sayılarda oyuna giren oyuncu nasıl tecrübe kazanır? Açıkçası ben anlamakta güçlük çekiyorum.

Yeşilyurt’ daki ikinci maçtada değişen bir şey olmadı. Gerçi Yeşilyurt daha iyi oynadı ve bir set kazandı ama sonuçta finale çıkan takım zaten başından belliydi.

 

VAKIF GÜNEŞ ZORLANMADI

 

Finale giden yolda ki diğer favori Vakıf Güneş ilk maçta durgun olmasına karşın Galatasaray’ ın isteksiz oyununu iyi değerlendirerek özellikle Aysun’ un hücumda, Necla’ nın defansta ki başarısıyla karşılaşmayı set vermeden kazandı.

Bu sezon Aysun iyi bir grafik çizdi. Bu da yaklaşan milli maçlar için çok olumlu bir görüntü. Ancak bu oyuncunun arka pozisyona geldiğinde sürekli liberoyla değişmesi tek yönlü bir voleybolcu haline gelmesine yol açtı. Eskiden çok iyi olmasa da manşet alabilen, defans yapabilen Aysun, önce Vakıfbank da, şimdi de Vakıf Güneş de tüm bu yardımcı özelliklerini kaybetti. Keşke antrenörleri onu kolay maçlarda arka pozisyonlarda değiştirmese, Aysun da bu özelliklerini yitirmeseydi.

Vakıf Güneş’ in bir olumsuz yönü de  Olga - Necla ikilisiyle servise karşı manşet alması. Bu pozisyonda  zaman zaman zorlanıyorlar. Özellikle bu iki oyuncunun arasına atılan servislerde hatalar artıyor. Kolay maçlarda bu durum pek göze batmıyor ama sert karşılaşmalarda  sayılar gidiyor.

Bu arada Eczacıbaşı gibi, Vakıf Güneş de genç oyuncusu Pelin’ i kullanmıyor. Bazen antrenör Pelin’ i servis için içeri atıyor ve bir pozisyonda  defans yaptırıyor. Aslında bu oyuncu genç milli takımımızın pasörü. Antrenöre birilerinin bunu bir türlü anlatamaması gerçekten yazık. Hiç değilse Pelin, kolay giden maçlarda İryna’ nın yerine girip paslar atabilseydi, çok önemli  bir sınav verecek olan genç milli takımımız için bu  büyük katkı olacaktı.

Ama yabancılar, hiç bir zaman bizim gibi düşünemezler,  onların hesapları farklı. Ancak zorlanırlarsa yapıyorlar. Bundan da doğal olarak bizler, yani milli takımlarımız zarar görüyor.

 

ERKEKLER DE İLGİNÇ MAÇLAR

 

Erkekler Yarı Final maçları gerçekten kıran kırana geçiyor.

Türkiye Kupası’nı kazanan Arçelik, evinde ağırladığı SSK karşısında zaman zaman zorlanmasına karşın maçtan 3-1 galip ayrılmayı başardı.

İlk sette iyi servis atan, blok yapan ve defanstan çıkan topları kolay sayıya dönüştüren Ankara takımı istediğini almayı başardı.

Ancak daha sonra toparlanan Arçelik, oyuna ağırlığını koymakta gecikmedi ve bunun sonucunda da karşılaşmadan galip çıkan taraf oldu.

Arçelik de özellikle Gökhan yine takımın en iyisi olarak göze battı.

SSK da ise, tüm oyuncular inişli çıkışlı bir grafik çizdiler. Bu arada antrenör Bahadır’ ın çok adamla oynaması takımın yapısını bozuyor ve oyuncuların dirençlerini kırıyor. Çok oyuncuyla oynamanın her zaman yararlı olmadığını bu maçta bir kez daha görme şansını yakaladık.   

Ankara’ daki maçta ise bu kez zorlu mücadeleden galip çıkmayı başaran SSK oldu. Böylece seride durum 2-1 oldu. Bu arada 3. sette pasör Nikolay İvanov’ un sakatlanması gerçekten şansızlık idi. Umarım Bulgar oyuncunun fazla bir şeyi yoktur. Ona buradan geçmiş olsun diyorum.

 

GALATASARAY- ERDEMİR

 

Yarı Final’ in diğer eşleşmesinde önce Erdemirspor, Galatasaray’ ı ağırladı. Ereğli’ deki zorlu mücadeleden 3-2 ile galip çıkmayı başaran Sarı- Kırmızılı ekip seride 2-1  öne geçti.

Bu sonuçtan sonra tüm voleybolseverler İstanbul da Galatasaray’ ın rakibini yenerek finale çıkacağını düşünüyordu. Ancak yanıldılar. Tüm karşılaşma boyunca Erdemirspor gerçekten daha iyi bir oyun ortaya koydu.

Vadim takımını çok iyi yönlendirdi. Cengizhan çapraz hücumlarında çok sayı bulurken, Andre takımın diğer etkili ismiydi. Ali’ nin yerine oynayan Sinan ve Hakan’ ın yerine görev yapan Emrah, uzun bir süredir oynamamanın  istikrarsızlığını yaşadılar. Ancak yine de maçın kazanılmasında pay sahibi olmayı başardılar.

Ancak ben, bu takımın antrenörü olsam, bu tür final maçlarında genç Sinan’ın yerine tecrübeli Ali’ yi sahaya sürerdim. Çünkü ben, büyük maçların tecrübeli ve tekniği daha yüksek oyuncularla daha kolay kazanılacağını düşünüyorum. Ama Erdemir maçı 3-0 gibi farklı kazandığına göre Matyas haklı. Mehmet iyi oynamadı. Blok yaparken file içine çok düştü, bu da sayıların kaybedilmesine yol açtı. Hakan oynamadığı için küskündü. Oyuna girdiğinde bu nedenle yararlı olamadı.

Galatasaray da ise, Mehmet’in hastalığı nedeniyle oynamaması takımın oyun düzenini bozdu. Cahit, sürekli görev yapmadığı için beklenen performansını ortaya koyamadı. Zafer kötü, Hakan inişli çıkışlı bir grafik çizdi. Zaman zaman ortadan yaptığı ataklarla takımına çok sayı kazandırdı. Yine zaman zaman çok iyi bloklar yaptı. Ama bir türlü istikrarlı olamadı ve bu da puanını düşürdü. Sarı- Kırmızılıların servise karşı manşet almakta zorlanmaları Darıusz’ un istediği gibi oyun kurmasını engelleyince gerek Paidar, gerekse Alexandre  her zamanki oyunlarını ortaya koyamadılar.

Ayrıca Darıusz – Zafer - Cahit üçlüsünün önde olduğu pozisyonlarda top ölmeyince sıkıştılar ve sayı üretemediler. Böyle oluncada  en büyük özellikleri olan file üstü hakimiyetini bir türlü kuramadılar. Vadim’ in çok yönlü toplarına blok ve defans yapamadılar. Bu arada iki takımında liberosu iyi günlerinde değildi. Manşetlerde ve defanslarda çok aksadılar.

Maçın genelinde heyecan çok yüksek ama kalite yoktu. Bunun nedeni iki takımında çok basit hatalar yapmasıydı. Ama sonuçta maçı kazanmayı daha çok isteyen Erdemirspor İstanbul deplasmanından 3-0 gibi bir sonuç çıkararak 5. maçı evinde oynamanın avantajını yakaladı.

“ Şimdi ne olur? “ derseniz yanıt vermek çok zor. Çünkü hem ligde, hem de Play -Off’ un bu ayağında iki takımda birbirine üstünlük sağlayamadı. Ligde iki ekip de evinde kazandı. Play - Off da ise bu kez deplasmanda galip gelerek son maça gelip dayandılar.

Arçelik - SSK mücadelesinde ise şans ev sahibinden yana. Arçelik’ in maçı kazanarak seride 3-1 ile finale çıkması normal bir sonuç olacaktır.

 

GÖZLER MİLLİ MAÇA ÇEVRİLDİ

 

Hafta sonu, yani 28 Nisan Cumartesi günü A Milli Takımımızın zorlu bir sınavı var.

Ereğli de Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu mücadelesinde Portekiz ile oynayacak millilerimizin seyircinin de desteğiyle maçı kazanması en büyük dileğimiz.

Takımımıza başarılar dilerken milli maçta buluşmak üzere, şimdilik hoşçakalın.

 

 

A  L  E  V    A  N  A  K  Ö  K