TÜRKİYE KUPASI’NDA MUTLU SON........

 

Sonunda Türkiye Kupası heyecanı da sona erdi ve beklenildiği gibi bayanlarda Eczacıbaşı, erkeklerde de Arçelik mutlu sona ulaşmayı başaran takımlar oldular.

Antalya ve Bolu’ da ki Final maçlarından önce çarşamba günü oynanan çeyrek Final karşılaşmalarından  biraz söz etmek istiyorum.

Hatırlanacağı gibi Çarşamba günü ilginç maçlar yaşadık. Bunun kanıtı da 4 maçın 3-2 bitmesiydi.

Yine önceliği bayanlara vererek izlediğim maçlarda gördüklerimi yazayım.

Eczacıbaşı, Ankara’ da KVK Kolejliler’ i, yine deplasmanda Vakıf Güneş, Şahinbey Belediyesi’ ni 3-0 yenerek yollarına devam ettiler.

Bayanların diğer iki maçında ise, zaman zaman zevkli ve heyecanı yüksek mücadeleler izledik.

Ankara’ da İller Bankası - Beşiktaş’ı, İstanbul’ da Galatasaray - 75. Yıl’ ı aynı sonuçla 3-2 yenerek Antalya biletlerini zor da olsa almayı bildiler.

 

SARI-KIRMIZILILAR ZOR SIYRILDI

 

Ligde kapasitesinin üstünde maçlar oynayarak alkış toplayan 75. Yıl, lig gibi kupaya da veda ederken Galatasaray’ a adeta kök söktürdü.

İyi bir gününde olmayan Sarı- Kırmızılı takım özellikle Alevtina’nın ne zaman ne yapacağı belli olmayan oyunuyla bir türlü maça ağırlığını koyamadı.

Oysa karşılaşmaya Galatasaray daha iyi başladı ve bunun sonucunda da 6-1’ lik bir fark yakaladı. Ancak Rodostina’nın sürüklediği 75. Yıl, rakibini 10 -10 da yakaladı. Böylece setin sonuna kadar devam eden mücadeleden 25/23 galip çıkmayı başaran Sarı- Kırmızılılar oldular.

İkinci sette ise sahada sadece Galatasaray vardı. Belirli oyunculara etkili servis atıp Rodostina ve Janitsa’ yı da bloklarla kilitleyince sayılar peş peşe geldi ve set de açık farkla (25-13) bitti.

 

75. YIL DENGEYİ KURDU

 

Açık sayı farkıyla kazanılan set sonrası rahatlayan ve belki de maçı kazandık diye düşünmeye başlayan Sarı- Kırmızılılar yanıldıklarını 13-13 den sonra anladılar.

Bir anda oyunun kontrolünü eline geçiren 75. Yıl, Rodostina’ nın sazı eline almasıyla da sayıları toplamaya başladı. Sonuçta seti de 25/22 kazanan taraf oldu.

4. set gerçekten çok ilginç oldu. Setin başlarında daha etkili olan 75. Yıl bir ara 10-5 öne geçmeyi de başardı. Ancak Elçin ve Julia’nın defansta ki gayretiyle oyuna tekrar denge geldi: 13-13. Ama 75. Yıl tekrar 19-16 öne geçti. Ne var ki İzolda’nın etkili servisleri nedeniyle oyun kuramayan ve bu arada önde (Pasör AyşenHülya - Seda) üçlüsünün yan yana gelmesi yüzünden top öldüremeyen 75.Yıl, aradaki sayı farkını koruyamadı: 19-19. Setin sonlarına kadar da başa baş mücadele sürdü ama sonunda gülen taraf yine 75. yıl takımı oldu: 26/24.

5. Sette pabucun  pahalı olduğunu anlayan ve toparlanmazlarsa maçı kaybedip eleneceklerini anlayan Galatasaraylı oyuncular, etkili servislerine blok ve defans başarısını da ekleyince sayılar gelmeye başladı. Bu arada özellikle Rodostina’ yı file üstünde kilitlemeleri sonucu tayin etti:15/5. 

 

ERKEKLER DE KIRAN KIRANA MAÇLAR

 

Erkekler de Türkiye Kupası Çeyrek Final maçları her yönüyle çok ilginç geçti.

Ankara’ da Ziraat Bankası, Erdemirspor’ u misafir etti.

Çok zor geçen karşılaşmada bu arada istenmeyen görüntülerde yaşandı.

Türkiye Kupası’ nın iddialı takımı Erdemirspor, bu zorlu mücadelede vasat bir görüntü çizince istediğini elde edemedi ve elendi.

Karşılaşmayı izleme şansım olmadığı için fazla bir yorum yapamıyorum. Ancak görenler Ziraat Bankası’nın daha iyi oynadığını ve tur atlamayı hak ettiğini söylediler. Ankara takımında elindeki sakatlığı nedeniyle Aykut’un oynamaması ve pasör Hüseyin’in oyunu köşelerden oynatmak zorunda kalması aslında Erdemirspor için bir şanstı. Ancak Andre’ nin çabasına diğer oyuncuların katılmaması istenen sonucu yakalayamamalarına neden oldu.

Ziraat Bankası’ nda Tolga, Bedulin, Hüseyin, Fatih çok iyi oynarken, Akif’ in defanstaki başarısı galibiyette önemli rol oynadı.

Maç boyunca rakibine oranla daha iyi hücum eden ve çok blok yapan Ankara takımı sonuçta istediğini elde etti. Ama bir ara 23-18 öne geçmesine karşın bunu kullanamayarak seti kaptırmaları başarılarına az da olsa gölge düşürdü. Çünkü bir daha böyle bir olay sadece seti kaybetmekle kalmayıp maçı da vermelerine yol açabilir.

 

BU TÜR GÖRÜNTÜLER VOLEYBOLA YAKIŞMIYOR 

 

Bu güzel ve kıran kırana geçen mücadeleye gölge düşüren bir başka olay da 2-2’den sonraki görüntüler.

İşin ayrıntısını  ve maçı izlemediğim için olayların neden kaynaklandığını ve nasıl geliştiğini bilmiyorum. O nedenle bir şey söyleyemem. Ancak ortada olan bir gerçek de hoş olmayan şeylerin yaşanmış olması ve bu tür olayların voleybola yakışmaması. Umarım bu tür görüntüler artık son olur ve bunun sorumlusu kimlerse kulakları çekilir.

 

ARÇELİK İSTEDİĞİNİ ALDI

 

Play - Off Çeyrek Finali’ nde olduğu gibi kupada da Arçelik’ in rakibi Emlakbank oldu.

İstanbul’ da ki maça nasılsa kazanırım diye başlayan Arçelik, karşısında beklemediği kadar canlı ve istekli bir voleybol oynayan Emlakbank bulunca bir türlü sete ağırlığını koyamadı ve bir anda 1-0 yenik duruma düştü.

İkinci setin başlarında  Ankara Takımı yine öne geçtiyse de tecrübeli ve tekniği çok iyi oyuncuları kadrosunda barındıran Arçelik, çabuk toparlandı. Önce dengeyi sağladı, sonra da oyuna ağırlığını koyarak maçı 3-1 kazandı.

Ancak Emlakbank’ ın, Play - Off’un 1. Turu ile Çeyrek Finalde ki başarılı mücadelesini Türkiye Kupası Çeyrek Final maçlarına da taşıması genç oyunculardan oluşan kadrosuyla gelecek için iyi sinyallerin işareti oldu.

 

ANTALYA’ DA ECZACIBAŞI ..........  

 

Tepkilerimizi duymayan federasyonun bu tutumu nedeniyle voleybol için bir şeyler yapmaya çalışan bizler, Bolu’ ya erkekler finallerini izlemeye gidince Antalya’ da ki  güzel maçları kaçırdık. Bu nedenle Antalya konusunda fazla bir yazamayacağım.

Bilindiği gibi ilk gün Eczacıbaşı - Galatasaray’ı 3-0 (25/19, 25/18, 25/18), Vakıf Güneş  - İller Bankası’ nı yine aynı sonuçla 3-0 (25715, 25/17, 25/11) yenerek finale yükseldiler.

Bir gün sonra ise bu kez Sarı - Kırmızılı takım, İller Bankası’  nı 3 -1 (25/12, 24/26, 25/21, 25/14) mağlup ederek 3. oldu.

Ancak set sayılarına bakınca ilginç bir karşılaşma olduğu gerçek. Çünkü ilk seti 25/12 gibi farklı kazanan Galatasaray, ikinci seti 26/24 kaybediyor, sonra tekrar toparlanarak maçı kazanıyor. Hem de son seti yine 25/14 gibi farklı alarak. Böyle olunca da insan  bu duruma bir şey yazamıyor.

 

ECZACIBAŞI YİNE KAZANDI

 

Play - Off finalinden önce Eczacıbaşı ile Vakıf Güneş bu kez kupada karşı karşıya geldiler.

Yüksek toplarla köşelerden oynayan Eczacıbaşı karşısında,  hızlı ve köşelere yatık toplarla oynamaya çalışan Vakıf Güneş’ in bu kez ne yapacağı merak konusuydu.

İlk seti 25/20 Vakıf Güneş kazanınca televizyondan izlemeye çalışan bizlerde neler oluyor? diye düşünmeye başlamıştık ki, ortaya yine Lioubov çıktı. Rus oyuncu maça ağırlığını  koyunca olayın şekli de değişmede gecikmedi ve sonunda da karşılaşmadan galip çıkan taraf yine Eczacıbaşı oldu.

Vakıf Güneş’ in kadrosu eksik. Smaçörleri güçsüz. Bu nedenle topları zor öldürüyorlar. Rakip, köşelerden yüksek toplarla hücum etmesine karşın blok yapamamaları oyundan düşmelerine yol açıyor.  Ancak hızlı oyunları, zaman zaman Eczacıbaşı’ nı zorluyorsa da maça ortak olmaya yetmiyor. Ama defanslarının rakibine oranla daha iyi olduğunu da belirtmeliyim.

Bu iki takım arasında ki Play - Off Final maçlarında gerçi Eczacıbaşı favori görünüyor ama ben yine de karşılaşmaların  ilginç geçeceğine inanıyorum. En azından seyir açısından çok güzel ve kaliteli maçlar izleyeceğiz.

 

BOLU’NUN GALİBİ ARÇELİK   

 

Bolu’da ki Türkiye Kupası Final Grubu maçlarının ilk günü çok ilginçti. Kupanın favorisi Arçelik, Ziraat Bankası önüne çıktı. Önce Galatasaray’ ı, sonra Erdemirspor’ u eleyen Ankara takımının ne yapacağı gerçekten çok merak ediliyordu.

Mücadele başladığında iki takımda istekli olunca zevkli ve heyecanı yüksek bir maç izledik. Ancak kalitenin yine de çok yüksek olmadığını söylemeliyim.

Ziraat Bankası iyi manşet getirdiğinde oyunu genelde ortaya kuruyordu. Bunda da çok başarılı oldu. Özellikle Aykut’un yokluğunda oynama şansı bulan genç Fatih, hemen hemen  vurduğu her topu sayıya dönüştürdü. Hüseyin iyi pas dağıttı. Bedulin bildiğiniz gibiydi. Dimitri ise ona yardım etti. Akif yine defanstan çok top çıkararak takımına büyük katkı sağladı. Erdemir maçının kahramanlarından Tolga ise, yetiştiği takım Arçelik’e karşı oynarken heyecanlıydı. Bu nedenle iyi değil, ama kötüde değildi. Takımın tek aksayan oyuncusu Mesut oldu.

Arçelik de, Gökhan takımın en iyi oyuncusuydu. Nikolay zaman zaman iyi pas attı, ancak zaman zaman da yanlış tercihler yaptı. İvaylo ve Barış iyi oynarken, Erkan inişli çıkışlı bir grafik çizdi. Oyuna ağırlığını koyduğu anlar da Arçelik kolay sayılar üretti, ama hataları da az değildi. Gürsel az top aldığı için pek ortalarda görünmedi. Ancak blokları da iş yapmadı. Libero Soner vasattı. Servise manşetlerde ve defansta yerleşim hatalarından kendini bir türlü sıyıramadı.

Karşılıklı sayılarla giden ilk sette, Arçelik çok servis kaçırmanın ve file üstünde bekleneni verememenin bedelini seti 25/23 kaybederek ödedi.

İkinci sette bu kez roller değişti. 1-0 yenik duruma düşmenin hırsıyla sete başlayan Arçelik, oyunun kontrolünü eline geçirdi. Bu arada Ziraat Bankalı oyuncular servis kaçırma yarışına girdiler. Ayrıca hücumda da top öldüremeyince iyi oynayan Arçelik’ in işi daha da kolaylaştı. Böylece ikinci ve üçüncü setleri 25/22, 25/22 kazanarak skoru 2-1’e taşıdı.

4. sete bu kez Ankara takımı çok istekli başladı. Etkili servisler attı, blok ve defans yaptı, bu arada Hüseyin yine Fatih’i çok kullandı. Böyle olunca Arçelik’ in oyun düzeni bozuldu ve bir anda sayılar 8-3 oldu. Ziraat yakaladığı bu avantajı kullanmak için uğraşırken, toparlanan Arçelik sayıları eşitlemek için yoğun çaba harcamaya başladı. Ancak Ankara ekibi sayı farkını korumayı başardı: 10-5, 16-10, 18-11, 19-14, 21-16 ve sonuçta seti de alarak durumu 2-2 yaptı.

5. sette de büyük bir çekişme yaşandı. Hüseyin, Bedulin’ i 3-4 arasından keskin çarpraza hücum ettirirken, Fatih’ i de ortadan çok kullandı. Arçelik de ise, 2. setten itibaren oyuna ağırlını koyan Gökhan yine takımın en iyisiydi. Bu kritik sette çok blok yaptı, smaçlarının çoğunu sayıya dönüştürdü ve 11-11’e kadar başa baş gelen seti takımına kazandırmayı başardı.

 

TOKAT HEYECAN YARATTI

 

Günün ikinci maçına doğal olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi kesin favori olarak başladı. Çünkü rakibi 2. lig temsilcisi Tokat Belediyesi Plevne Spor’ du.

Ne var ki İstanbul takımı oyuna iyi giremedi. Bunun en büyük nedeni, rakibi küçümsemesi ve kolay yeneceğine inanmasıydı. Aslanda tüm voleybol camiası da Belediyeli oyunculardan farklı düşünmüyordu. Ama evdeki hesap  pek de çarşıya uymuyordu. Üst üste hatalar yapılıyor, fizik olarak güçsüz olmasına karşın vurulan topların çoğu ya blokta kalıyor, ya da bloktan geriye yansıyarak oyunda kalıyordu. Bu durum Belediyeli oyuncuları sinirlendirmeye başlayınca disiplinden uzaklaştılar. İşte bunu iyi değerlendiren Tokat Plevne Spor, hızlı hücumlarla kolay sayılar bulmaya başladı. Ve tüm izleyenlerin hayret dolu bakışları arasında seti de 25/22 kapıverdi.

 

TOKAT SÜRPİZİ DEVAM ETTİRİYOR

 

İkinci sette, roller mutlaka değişecek ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi silkinerek maça ağırlığını koyacak diye düşünenler bir kez daha yanıldılar. Tokat Belediyesi, rakibine yine kök söktürmeye başladı. Çok iyi defans yaparak çıkardıkları topları çabuk hücuma dönüştürerek sayılar buldular. Ancak İst.B.Ş.Belediye sonunda silkindi. Oyunun kontrolünü eline geçirerek 21-17 de öne geçti. Ama 4 sayılık farkı yakalamak seti kazanmaya yetmedi. Tokat yine o bıktırıcı defansına başladı. Smaçlar üst üste sayılar getirirken İstanbul takımı yine dağıldı. Böyle olunca da  seti yine Tokat Belediyesi Plevne Spor 25/23 kazandı.

Sonunda oynamadan maç kazanılmayacağını iyice anlayan Belediyeli oyuncular, gerçek güçlerini yansıtmaya başlayınca sonuç da kendiliğinden ortaya çıktı. Böylece setleri 25/11, 25/8, 15/9 kazanan Belediye korkulu rüyadan uyanarak finalde Arçelik’ in rakibi oldu.

 

KAYBEDEN ALKIŞA BOĞULDU

 

Evet, sonunda favori zorda olsa kazanmayı başardı. Ancak maçı kaybeden Tokat Belediye Plevne Spor,  maçtan galip ayrılan Belediye den daha çok alkış aldı.

Ben de bu dar kadrolu, ama yürekli takımı alkışlıyorum. Bu kadar iyi mücadele eden ekibin tüm oyuncuların da numaralarıyla sizlere yazmak istiyorum. Belki bir gün onların Play- Off maçlarını izleme olanağı yakalarsanız en azından bazı isimler aklınızın bir köşesinde takılıp kalmış olur.  

Önce antrenörlerini hatırlatayım.  Felix daha önce Adana Sasa takımının alt yapısında çalışmış, bu arada şimdi Beşiktaş Erkek Takımı Antrenörü Aziz Kalaoğlu’ nun yardımcılığını yapmıştı.   

Oyunculara gelince, çoğunu tanımıyorum. Gerçi bazıları pek yabancı gelmedi ama

yine de hatırlayamadım. Ama onlar, bir çoğumuza kendilerini oynadıkları yürekli oyunla tanıtmayı başardılar.

İşte Tokat Belediyesi Plevne Spor’un kadrosu:

  4-  Ural,

  3-  Yakup

11-Levent

  1-  Yasin

  8-  Aytekin

10-Sezai

  9-  Özkan (Libero)

12-İgor

  5-  Osman

  7-  Vural

 

FİNAL GÜNÜ

 

Pazar günü ilk maçlarını 5. sette kaybeden Ziraat Bankası ile Tokat Belediyesi Plevne Spor karşı karşıya geldi. Ve doğal olarak da Ankara takımı maçı alarak 3. oldu.

Daha sonra Türkiye Kupası’ nı kazanarak gelecek sezon ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde temsil edebilmenin hesaplarını yapan Arçelik ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi karşı karşıya geldi.

Favori olmanın rahatlığıyla maça başlayan Arçelik, hücum ve blokta daha başarılı olunca ilk teknik molaya 8-5 önde girdi.  Arçelikli oyuncuların Belediye’ nin silahı Nikolai’ yı  file üstünde kilitlemesine Gökhan’ ın iyi oyunu da eklenince Arçelik hep önde  götürdüğü seti de 25/18 kazandı.

2. sete bu kez iyi başlayan Belediye oldu. Nikolai ve Emre ikilisinin etkili hücumlarıyla ilk teknik molaya  8-7 önde girdi ve bir arada sayı farkını 3’e çıkardı: 13-10.

Ancak çabuk toparlanan Arçelik oyuna dengeyi getirmek de gecikmedi:14-14.                                                                               

Başa baş giden mücadelenin son sayılarında daha etkili olan Arçelik, sonunda zor seti de 26/24 aldı.

 

OLAYLI SET

 

3. sete yine iyi başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi oldu. Arçelikli oyuncuların blokları düştü, defans hataları başladı. Topları ölmeyince sayı bulmakta zorlandılar. Sadece Gökhan’ ın çabası yeterli olmayınca sayı farkı büyüdü: 8-3. Sonra da 12-9 oldu. Fakat Arçelik sayı farkını kapatmaya başladı. Bu arada maçın hakemi Ömer Mihalıççık, yanlış kararına tepki gösteren Nikolai’ ye, bir kaç sayı sonra da  antrenör Nedim Özbey’ e sarı kart gösterdi. Nedim, tepkisini sürdürünce tansiyon yükseldi. Güçlükle  yatıştırılan Özbey’ e bu kez hakem kırmızı kartını çıkarınca, ortalık bir kez daha karıştı. Bu arada oyuncular ve maçı izlemeye gelen İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticileri  sinirlendiler. Ama zorda olsa polis kontrolü  sağladı, olayların büyümesini önledi. Tam her şey bitti derken, bu kez hakem Sarı- Kırmızı kartını Nedim Özbey’ e gösterdi. Tabii ortalık tekrar alevlendi. Ama sonuç da Nedim dışarı çıkarıldı ve karşılaşma kaldığı yerden başladı.

Başladı ama, bu olaylar iki takım oyuncularını da fazlasıyla gerdi. Oyunun kalitesi düştü, karşılıklı hatalar başladı ama sonuç da daha az hata yapan Arçelik seti 25/19 alarak kupanın sahibi oldu.

Kupayı Bolu Vali Yardımcısı Nevzat Dalkıran’ dan alan Arçelikli oyuncular, başarılarını tur atarak ve seyircisiyle bütünleşerek kutladı.

 

GÖKHAN’A İKİ ÖDÜL

 

Final Grubu maçlarının başarılılarını da yazarak geçtiğimiz  haftaya da noktayı koyalım.

En komple oyuncu :           Gökhan (Arçelik)

En iyi orta oyuncu :            Gökhan (Arçelik)

En iyi pasör           :             Hüseyin (Ziraat Bankası)

En iyi smaçör        :            Nikolai (İst.B. Belediyesi)

 

Hepinize Play- Off Yarı Finalleri’ nde güzel maçlar seyretme dileğiyle hoşça kalın diyorum. 

 

 

 

A  L  E  V     A N A  K  Ö  K