ECZACIBAŞI VE ERDEMİR

AVRUPA DÖRDÜNCÜSÜ

 

 

CEV Kupası’nda Beşiktaş’ın dördüncülüğünden sonra hafta sonu Şampiyon Kulüplerde Eczacıbaşı, Top Teams Kupası’nda Erdemirspor Avrupa dördüncüsü oldu.

Böylece  2000-2001 sezonununda da takımlarımız Avrupa Kupaları’na adını yazdırmış oldular. Belki yazıyı okuyan bazı kişiler  alınan bu  dördüncülükleri beğenmeyecekler ve küçümseyecekler. Ancak ben onlara hiçbir şekilde katılmıyorum. Çünkü sonuçta takımlarımız Avrupa’da  voleybola yatırım yapan bir çok ülkenin (Fransa, Almanya, Yunanistan) ekiplerinin yer almadığı finallerde mücadele ettiler. Yani Avrupa’nın kupalardaki en iyi 4 takımı arasına girdiler. Bu bile büyük başarı demektir.

 

Bu arada takımlarımız daha iyi sonuçlar alabilirlermiydi ?

Bu soruya “evet” demek mümkün. Tabii ki gönlümüz daha iyisini istiyordu ama özellikle Şampiyon Kulüplerdeki maçları gördükten sonra Eczacıbaşı adına bunun oldukça zor olduğunu söyleyebilirim.

Eczacıbaşı, benim de içinde bulunduğum bir grup gazeteciyi Rusya’daki Final Grubu maçlarına davet etti. Şampiyonada onlarla beraber olduk. Maçları yakından izledik. Ve Avrupa’nın en iyi takımlarının birbirleriyle yaptığı mücadeleyi gördük. Bu kadar iyi takımları bizlere seyrettirdiği ve güzellikleri yaşattığı için Eczacıbaşı’na teşekkür ederek maçları sizlere yorumlamak istiyorum.

 

REGGİO CALABRİA DAHA AKILLI OYNADI

 

Şampiyonanın ilk günü bilindiği gibi takımımız Reggio Calabria ile oynadı. 7 yabancılı İtalyan takımı 4 numaradan iki Rus’u Artamanova- Patochova, ortadan İtalyan Gioli ve Çinli Su Liqun, Pasör Rus asıllı Hırvat Kirillova ve çaprazı Çek Ritschelova altısı ile sahada yer aldı.

Sistemi Eczacıbaşı’ndan farklı değildi. Yani özellikle 4 numaradan yüksek toplarla hücum ediyorlardı. Ancak Kirillova gibi dünya çapında  bir pasörün olması zaman zaman sistemin dışına taşmalarına yol açıyordu. O zaman oyunu hızlandırıyor, 4’den çabuk toplarla, özellikle  3-4 arasından, yani keskin çapraza vuruyorlardı. Ayrıca ortadan oynayan oyuncuları da çok sık olmasa da yine de gerektiği kadar kullanıyorlardı.

 

ECZACIBAŞI İYİ BAŞLADI

 

Maça Eczacıbaşı iyi başladı. Lioubov- İrina ikilisi buldukları sayılarla 9-8’e kadar başa baş gelindi. Ancak sezon başından beri sistemini eleştirdiğimiz Eczacıbaşı, yine köşelerden yüksek toplarla hücum etmeye ve ortadan oynayan oyuncuları kullanmamakta ısrar edince, Reggio Calabria oyunu istediği gibi yönlendirmeye başladı. Servisleri 4’den manşet almak için açılan oyunculara  ve arkada olduğu tüm pozisyonlarda Lioubov’un üstüne attılar. Manşet alıp hücuma yüksek toplarla girmek zorunda kalan  köşe oyuncularımız karşılarında her zaman yüksek 3’lü bloklar buldular. Böyle olunca da  Natalia ve İrina sayı bulmakta çok zorlandılar. Sadece Lioubov top öldürürken manşetlerin aksaması nedeniyle ortadan da atak yapamadık. Bunun sonucunda üstünlük İtalyanların eline geçti. Keskin çapraza ataklarını yanlış blok yerleşimi yüzünden özellikle Elena ve Çiğdem ikilisi önde olduklarında ne file üstünde, ne de defansta kesemedik. Sonuçta seti de 25/20 kaybettik.

İkinci sette hatalar azalınca daha iyi oynamaya başladık. Bloklar çalıştı, defanstan çıkan toplar hücuma dönüşürken kolay sayı bulmaya başladık. Bunun sonucunda da 13-13’e kadar başa baş geldik. Ancak İrina ve Lioubov dışında diğer oyuncularımız servisleri yumuşatınca İtalyan takımı kolay manşet almaya başladı. Kirillova gibi bir pasörün eline top gelmesi  bir anda smaçörlerin kolay sayılar bulmasına yol açıncada yapacak bir şey kalmadı ve set 25/20 yine Reggio Calabria’nın oldu.

3. sette taktik servislerle takımımızın oyun kurmasını engelleyen ve köşeden iyice yüksek toplarla oynamaya zorlayan İtalyan takımı böylece  3’lü bloklarla sayıları topladı ve sonuçta seti 25/17, maçı da 3-0 kazandı.

Maç bittiğinde genel kanı, bu sistemle, böyle bir takıma karşı maçı kazanmanın çok zor olduğuydu.

 

TURNUVANIN EN MAÇI

 

Bizim maçtan sonra Modena ile bu turnuvayı mutlaka kazanacağına inanan ev sahibi Uralochka kozlarını paylaştı.

Gerçekten çok güzel bir mücadele oldu. Seyirciyi arkasına alan Rus takımı özellikle Tichtchenko, Morozova ve Gamova ile çok iyi servis attılar. Böyle olunca İtalyanlar da manşetler aksadı. Çabuk oynayamadıkları için çok yüksek Rus bloklarına takıldılar. Bloklardan kurtulmak için ya auta vurdular, ya da etkisiz hücum etmek zorunda kaldılar. Bu arada Uralochka’nın liberosu Tiourina adeta yere top düşürmedi ve sonuçta Rus ekibi seti 26/19 gibi açık farkla kazandı.

İkinci sette işler değişti. İtalyanlar servislere yüklenmeye başladı. Uralochka’ da manşet hataları arttı. Hücum yapılacak topların  adresi belli olunca bloklardan toplar yansımaya başladı. Böyle olunca defanstan kolay çıkan toplar çabuk hücuma dönüştü. Modena böylece oyunda dengeyi kurdu. Sürekli değişik yerlerden ataklar başlayınca Uralochka’nın blok düzeni, oyun sistemi bozuldu. Bir anda maç çok zevkli ve heyecanı yüksek bir mücadeleye dönüştü. Sonuçta seti 27/25 Modena kazandı.

Çok keyifle izlediğimiz diğer setlerde İtalyan takımı  modern voleyboldan örnekler verirken, hücumda çok da akıllı taktiklere başvurdu. Ortadan çabuk atakların yanı sıra köşelerden Amerikalı Phipps ve Hırvat Jelic ile fileden açık toplarla oynamaya başladı. Uralochka ise uzun oyuncularının blok üstünden yaptıkları güçlü hücumlarla ve yüksek bloklarıyla sonuca gitti. Ama sonuçta bu 5 setlik keyifli mücadeleden galip çıkan modern voleybol oynayan takım yani Edison Modena oldu.,

 

ÜÇÜNCÜLÜK MAÇINI KAYBETTİK.

 

Bir gün sonra üçüncülük mücadelesi için Uralochka karşısına çıktık. İşin ilginç tarafı iki takımında aynı sistemle oynaması, milli takımda birlikte görev yapan antrenörlerin ve oyuncuların birbirlerini çok iyi tanımasıydı.

İlk günkü yenilginin moralsizliğiyle oyuna başlayan Eczacıbaşı, üst üste servis kaçırırken, manşet hataları yapmaya başladı. Aksayan manşetler, 3’lü bloklarda eriyen hücumlar Rusların sayıları toplamasına yol açtı. 10-5. Bu 5 sayılık farktan sonra takımımız toparlandı. İyi oynamaya başladı. Ancak  İrina’nın top öldürmekte zorlanmasının yanı sıra, kaçan 9 servisi de eklersek  aradaki fark bir türlü kapanmadı: 19-14, 22/16 ve set de 25/18 gitti.

İkinci setin başlarında Eczacıbaşı blok ve defans düzenini bir türlü kuramadı. Bunun sonucunda da 11-7’ye kadar geriden geldi. Ancak bu sayıdan sonra toparlanan takımımız özellikle Lioubov’un hücumdaki başarısıyla oyunda dengeyi kurdu sonra da maçın başından beri ilk kez 14-13 öne geçmeyi başardı. Ardından da 3 sayılık bir fark yakaladı. 16-13. tempolu oyununu sürdüren ekibimiz seti 25/19 kazanmayı başardı.

3. set gerçekten çok zorlu ve güzeldi. Eczacıbaşı İrina’nın servisleri ve ataklarıyla bir anda 5-0, 6-1 öne geçti. Bunun moraliylede çok iyi oynamaya başladı. Etkili servis attı, etkili hücumlarla sayılar bulurken, blok ve defansta da başarılı olunca 20-14’e kadar önde geldik. Seti kolayladık derken birden hatalar başladı. Özellikle Gamova’nın hücumlarını etkisiz hale getiremeyince sayılar eşitlendi: 22-22. Heyecandan nefeslerin tutulduğu son sayılarda 3 kez set sayısı atmamıza karşın sonunu getiremedik ve seti de 30/28 kaybettik.

Kazanılabilecek bir seti yitirmemize karşın oyunu bırakmadık. Ancak  Özlem’i defansta  hata yaptıktan sonra libero Dilek ile değiştirmeyi  hatırlayan, İrina’nın yorulduğunu bir türlü göremeyen antrenör Omelchenko’ya rağmen 21-20’ye kadar mücadeleyi sürdürdük. Ne var ki üst üste gelen 3’lü bloklar sonunda seti 25/20, maçıda 3-1 kaybettik.

 

ŞAMPİYON MODENA

 

Final maçında modern voleybolun tüm özelliklerini ortaya koyan Edison Modena, köşelerden yüksek toplarla oynamak zorunda kalan Reggio Calabria’yı 3-0 (25/21, 25/23, 25/19) gibi net bir skorla yenerek Avrupa Şampiyonu oldu.

Bu da bir kez daha gösterdi ki modern voleybol, uzun oyuncularla köşelerden hücum eden, ortayı kullanmayı bir türlü benimsemeyen Rus sistemine yine üstünlük sağladı.

Geçen yıl kadrosundaki 3 Kübalı oyuncuyla hızlı ve modern voleybol oynayan Reggio Calabria, bu yıl onların yokluğunu iki Rus Artamonava ve Potachova ile doldurmaya kalkınca hem eski gücünü kaybetti, hem de klasik Rus voleybolu oynayarak Avrupa Şampiyonluğu’nu Modena’ya kaptırmış oldu.

Şimdi, Reggio Calabria’nın ve Eczacıbaşı’nın gelecek sezonda planlarını yaparken Rus sistemiyle devam edip etmeyeceğini bir kez daha düşünmesi  gerekiyor.

 

ŞAMPİYONLAR LİGİ’NİN EN BAŞARILILARI

 

Pazar gecesi yapılan bankette Şampiyonlar Ligi’nin en başarı sporcuları da açıklandı.

Buna göre;

En iyi oyuncu: Gamova (Uralochka)

En iyi smaçör: Gamova (Uralochka)

En iyi pasör: Kirillova (Reggio Calabria)

En iyi blokör: Marazova (Uralochka)

En iyi servis: İrina (Eczacıbaşı)

En iyi defans: Pachale (Modena)

En iyi libero:  Tiourina (Uralochka)

 

En iyiler listesine bakınca benim gibi size de çok ilginç gelecektir. Şampiyon Modena’dan bir kişi ödüle değer görülürken, üçüncü olan Uralochka’dan 3 oyuncu ödüllendirildi.

 

Eğer bana finallerin bir değerlendirilmesini yap deseydiniz benim listem şöyle olurdu:

 

En iyi oyuncu: Phipps (Modena)

En iyi smaçör: Ğamova (Uralochka)

En iyi pasör: Zhukova (Modena)

En iyi blokör: Marazova (Uralochka)

En iyi servis: İrina (Eczacıbaşı)   

En iyi Libero: Tiourina (Uralochka)

 

ERDEMİR DÖRDÜNCÜ OLDU

 

Eczacıbaşı’nın maçlarını izlemek için Rusya’ya gidince Erdemirspor’un final grubundaki mücadelesini izleyemedim. Arkadaşlarımın söylediğine göre Top Teams finallerinde mücadele eden takımların güçleri birbirlerine çok yakınmış. Bu nedenle daha akıllı olan, daha iyi oynayan maçları kazanmış.

Herkes Portekiz takımına hayran kalmış. Fizik olarak güçlü olmayan ancak modern voleybolun tüm güzelliklerini ortaya koyan Portekiz takımı hem şampiyonluğu kazanmış, hem de gönülleri.

Takımımız ise, her halde stresten beklenen oyununu bir türlü ortaya koyamamış. Özellikle iki yabancısı Andre ve Vadim çok kötü oynamışlar. Bu arada köşelerden oynama ısrarı hücumların bloklarda erimesine yol açmış. Bu arada hiç blok yapamadıkları gibi defansta da kötü bir performans sergilemişler.

Bu arada sadece Hakan ve Cengizhan iyi oynamışlar.

İşte bir yazının daha sonuna geldik. Artık Avrupa defterlerini kapattığımız için gelecek hafta gözlerimizi play- off maçlarına çevireceğiz.

Ancak yazımı bitirmeden iki küçük dip notu ekleyeyim.

 

GEÇMİŞ OLSUN ZAFER ATAY

 

Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı Antrenörü Zafer ATAY, anjio oldu. O’ na geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

 

TEBRİKLER CENGİZ TOKGÖZ

 

Öte yandan müzmin bekar Cengiz TOKGÖZ sonunda evlendi. Rusya’ da olduğumuz için bu mutlu gününde onun yanında olamadım. Sevgili TOKGÖZ’ ü tebrik ediyor, mutluluklar diliyorum.

 

 

 

A  L  E  V      A  N  A  K  Ö  K