Bu güzel sitenin beyinlerinden biri olan Suat Carlı, bir süredir haftanın
değerlendirmesini yapmamı istiyordu. Her söylediğinde “Evet” diyordum ama
birazda tembellikten bir türlü istediğini yerine getiremedim.Sonunda artık onu
üzmemeye karar verdim ve “Söz bu pazartesi sabahı değerlendirmeyi sana
göndereceğim” dedim. Söz verdik ya bu kez de şirketin bilgisayarları azizlik
yapıverdi. Sonuçta bizim sözümüz yine tutmadı.Ama, bu işin daha da uzamaması
için bir gün sonra da olsa
değerlendirmeyi ona yolladım. Oh be… Dünya varmış.Yazıya başlamadan önce şunu
belirtmekte yarar var; Bu değerlendirme sadece benim kişisel görüşlerimi
içeriyor. Şimdilik etrafı pek tedirgin etmeden bir haftanın değerlendirmesi
yapmaya başlayacağım. Ancak zaman zaman dilim uzayacak ve bazı kimselerin
hoşuna gitmeyecek. O da doğal olarak Suat’ın sorunu olacak. Belkide bana bu
öneriyi yaptığına da pişman olacak. Ayrıca bu yazıların içinde zaman zaman
voleybolun sorunlarıyla ilgili cümlelerlede karşılaşacaksınız. Belki cevaplar
verecek ve tartışma ortamı yaratacağız. Bu da benim en çok arzu ettiğim olay.
Ne kadar tartışırsak doğru yolu da o kadar kolay bulabiliriz. Ancak
unutulmaması gereken tek şey; birbirimizi kırmadan, dostlukları bozmadan ve seviyeli bir tartışmanın
yaşanması. Bunun dışında ki cevaplara ve düşüncelere kesinlikle yanıt
vermeyeceğimi bilin ve lütfen beni zorlamayın.Gelelim suya sabuna dokunmayan
ilk değerlendirme yazısına.2 haftalık bir aradan sonra liglerimiz start aldı. Çarşamba
günü de Avrupa heyecanı yaşayacağız.Önceliği bayanlara vererek başlayalım; Bu
hafta iki erteleme maçı dışında (Federasyonumuz bu ertelemeleri basına duyurmadığı için bir çok kişi bu
maçların oynanmayacağını bilmiyordu ben de ancak cumartesi günü öğrenebildim.)
6 karşılaşma oynandı. Lider Eczacıbaşı, Beşiktaş’ı ve takipçisi Vakıfbank Güneş
Sigorta (Bu isim çok uzun olduğu için artık Vakıf Güneş diye kısaltarak
yazacağım) deplasmanda Gentaş’ı 3-0 yendiler. Ancak belirtmekte yarar var;
tatil Siyah- Beyazlıları toparlarken, Eczacıbaşı’nı durgunlaştırmış. Gerçi
ağırlıktan yeni çıktıkları için tutuk olduklarını belirtiyorlar ama bana göre
biraz da rakiplerini küçümsediler sanıyorum. Ama sonuçta birinci ve üçüncü
setlerde sıkışmalarına karşın yinede 3-0 kazandılar. Ama bunda Beşiktaş’ın da
katkısının payı vardı. En olmadık yerlerde bu kadar tecrübeli oyuncuların bu
kadar kolay hata yapmaları hiç de hoş değildi. Maçın en çok göze batan
oyuncuları pasör Elena ve her zamanki gibi Lioubov yani Chachkova’ydı.( Ben
yabancı oyuncularıda soyadları ile değil bizim sporcularımız gibi isimleriyle
yazıyorum yadırgamayın), Beşiktaşlı
oyuncuların inişli çıkışlı bir grafik çizmeleri nedeniyle bir isim vermem
oldukça zor.
Burhan Felek Spor Salonu’nda ki günün
ikinci maçında büyük bir çekişme yaşandı. Gerek 75. Yıl, gerekse Enka maçı
koparmak için büyük bir çaba harcadılar. Ancak sezon başından bu yana 75. Yılı
sırtlayan iki kardeş Rodostina ve Ianıtza
etkili hucumlarıyla maçı takımları lehine çevirmeyi başardılar. Bu arada
bir süre önce Aşil Tendonundan sakatlanan ve ameliyat olan Betül’ün yavaş yavaş
yürümeye başlaması hızla iyileştiğininde güzel bir işareti. Haydi Betül biraz
gayret senin oyununu özledik.
Enka’ya gelince; maçı kazanmak için
uğraştılar ama bu çabaları yeterli olmadı. Eski formuna bulan İrina’ya diğer
oyuncuların yardım edememesi sonucu değiştirmedi. Özellikle geçtiğimiz yıllarda
zevkle izlediğimiz Elena’nın hala kendine gelememesi Enka’nın toparlanmasını
geciktiriyor. Bu arada Sonay’ın tekrar voleybola dönmesi güzel. Ancak yeni
başladığı için henüz hazır değil.
Ligde ilk dört içinde yer almayı hedefliyen Yeşilyurt evinde
oynamanın avantajını iyi değerlendirerek Bursaspor’u 3-1 ile geçti. Maçı
izleyemedim ancak Bursaspor’un çok iyi oynadığını ve Yeşilyurt’u çok
zorladığını duydum. Özellikle Banu ve Özlem’in iyi bir performans ortaya
koyduğu söylendi. Yeşilyurt’ da ise Filiz ve İnhessa’nın maçın kazanılmasında
büyük pay sahibi oldukları belirtildi.
Haftanın en ilgi çekici maçlarından
biri de Kocaelispor ile İller Bankası arasındaydı. Ligin başından bu yana
çıkışını sürdüren ve ben dahil bir çok kişiyi ortaya koyduğu başarılı
performansıyla yanıltan Kocaelispor, Ankara takımını yenerek çok önemli bir
galibiyete imza attı. 3-2 biten bu zorlu mücadele de ev sahibini galibiyete iki
yabancısı Elena ve Natalia’nın taşıdığı söylendi. Ayşe’nin sakatlanmasıyla İller Bankası’nın temposunu kaybettiği ve pasör Svetlana’nın direnmesine karşın
yenilgiyi önleyemediği belirtildi.
Haftanın İzmir’de ki tek karşılaşmasında ise Göztepe zorda olsa Numune İnterfarma engelini 3-2
aşmayı başardı. Maç hakkında bir bilgi alamadığımız için bu konuda bir şey
yazamıyorum. Ancak şunu da belirtmeliyim ki, bu sezon Sarı- Kırmızılı takım
ligin buraya kadar geçen bölümünde beklediğimin altında bir performans ortaya
koydu. Gerçi, bunu sakat oyuncuların çokluğuna bağlayanlar var ama…
Arçelik- Erdemirspor karşılaşmasının ertelenmesinden sonra gözler İstanbul Büyükşehir Belediyesi- SSK maçına çevrildi. İzleyenler çok güzel bir maç olduğunu, iyi bir çıkış yakalayan SSK'’ın Silvio, Ender, Bülent ile sonuca gittiğini söylediler. İlk yarının Arçelik ile birlikte en başarılı ekibi Belediye’nin hızla irtifa kaybetmesini bir türlü aşamadıkları ekonomik sıkıntılara bağlıyorum. Umarım bu durumdan bir an önce sıyrılırlar.Haftanın İstanbul da ki diğer maçlarında ise; zirve adaylarından GalatasarayBeşiktaş’ı 3-0 ile geçti. Sarı- Kırmılı takımda en göze çarpan olay Cahit’in ve Ercan’ın ilk altı başlaması ve sakatlıktan kurtulan Hakan’ın tekrar forma giymesiydi. Bu üçlünün içinde en göze batan Ercan oldu. Beşiktaş ligde tutunmak için çırpınıyor ancak güçleri yok. Oynuyorlar, oynuyorlar ama bir türlü sonuca gidemiyorlar. Ayrıca çok adamla oynamalarıda bence bir handikap oluşturuyor.
Pazar günü Burhan Felek Spor Salonu’nda tüm seyredenleri hop kaldırıp, hop oturtan bir mücadelede Fenerbahçe- Maltepe Üniversitesi Marmara Koleji arasında oynandı. Sarı- Lacivertli takım kendisinden daha iyi bir oyun ortaya koyan M.Ü.M.Koleji’nden son anda maçı kurtarabildi. Victor’un sakatlanmasıyla Ali’yi hasta hasta sahaya sürmek zorunda kalan Fenerbahçe, özellikle top öldürmekte zorlandı. Burak’ın Uğur’u çok kullanması hem bu oyuncunun ön plana çıkmasına ,hem de galibiyette pay sahibi olmasına yol açtı. Ancak bu takımın, defansı çok seven ve tekniği çok kuvvetli oyunculardan oluşmasına karşın bu özelliklerini ortaya koyamamaları, son maçlarını 3-2 gibi kritik sonuçlarla kazanmalarına yol açıyor.
M:Ü:M: Koleji ise gerçekten çok iyi
oynadı ve karşılaşmayı kıl payı kaybetti. Osman’ın etkili smaçları, yeni
yabancıları Gennady’nin blokta ki başarısı takımı ateşlerken, Marmara’nın
bundan sonra da ilginç maçlar oynayacağının sinyallerini verdi.
Bu hafta Ankara da 4 maç oynandı.
Ziraat Bankası, Çankaya Belediyesi’ni geçerken bir set kaptırdı.
Halkbank ise Emlak Bankası’nı 3-0
yenerek çok güzel ve net bir galibiyet almayı başardı. Halkbankası’nda pasör
Kadir ve Kamil’in çok iyi oynadığı söylendi.
Ankara seyircisini heyecana boğan iki
karşılaşmadan ilkinde Kolejliler,
Bursaspor’u 3-2 yenmeyi başardı. Diğer maçta ise, Enka, Türk Telekom’u 3-2 mağlup ederek hayati bir galibiyete imza
attı. Bu iki maçla ilgili fazla bir bilgi edinemedim. Ancak Enka’yı galibiyete
Tayfun ve Barış’ın taşıdığı söylendi.
Uzun bir değerlendirme yaparak
geçtiğimiz haftayı böylece geride
bıraktık. (Bir daha bu kadar uzun yazmam merak etmeyin. Bu ilk hevesden olsa
gerek pehlivan tefrikasına benzedi)
Şimdi önümüzde çarşamba günü bizi bekleyen zorlu Avrupa sınavları
var. Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum.
Şimdilik hoşçakalın.